(2004 S. K. m. 228, 97)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı 3. kişi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının İflas İdaresine başvurmadan doğrudan doğruya istihkak davası açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararı davacı temyiz etmiştir. Gerçekten de dosya kapsamından anlaşılacağı üzere davacı haciz edilen mallarla ilgili olarak istihkak iddiasında bulunmuş, bunun üzerine dosyanın gönderildiği Merci Hakimliğince borçlunun iflasına karar verildiği ve bu sebeple olayda İİK.97. md.'de belirtilen prosedürün işletilemeyeceği gerekçesiyle talep reddedilmiş, karar sonunda temyize konu istihkak davası açılmıştır.
İİK.'nin 228. md. uyarınca 3. şahıslar tarafından istihkak iddiasında bulunulan eşyaların kendilerine verilip verilmeyeceğine İflas İdaresi karar verir. İflas İdaresince talebin reddi halinde 3. şahsın süresinde dava açma hakkı mevcuttur. 3. şahsın İflas İdaresine başvurmadan doğrudan dava açmasını engelleyen bir hüküm yasada yer almamıştır. Bu durumda Merci Hakimliğince, açılmış bu davanın İflas İdaresine tebliğ edilerek İflas İdaresine tebliğ edilerek İflas İdaresince kabulü halinde, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden İflas İdaresinin masrafla yükümlü tutulmadan davanın kabul edilmesi, karşı çıkılması durumunda ise toplanacak delillerin sonucuna göre talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken dava şartının oluşmadığından bahisle ret edilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davası yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı 3. kişi'ye geri verilmesine, 09.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy