(818 S. K. m. 61, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında düzenlenen 5.5.1992 tarihli sözleşme ile Ankara'da yapılacak Ulus Tüneli ve Çevre Düzenlemesi Proje ve Uygulama İşi davacı yükleniciye verilmiştir. Sözleşme ön tasarısı ve ekleriyle mevcut işin dış kaynaklı kredi temini suretiyle yapılması öngörülmüştür. Davacı şirket önseçim başvuru koşullarının 2.12. maddesi ile dış kaynaklı kredi ve garantör banka temini işini, davalı belediye ise Belediye Başkanının imzası ile gönderdiği 7.10.1991 tarihli yazı ile kredi teminatı bakımından belediyenin bütün taşınmazlarının birinci derecede ipotek yapılarak kredi teminine yardımcı olacaklarını kabul etmişlerdir. Bu suretle sözleşme imzalanmış ve sözleşme ek 1. maddede bu sözleşmenin kredi getirme koşuluyla geçerli olacağı kabul edilmiştir. Kısaca gerek tarafların iradesi gerekse sözleşme ve eklerinden dış kredi bulunmaması halinde işin yapılamayacağı anlaşılmaktadır. Akdin imzalanmasından sonra her iki tarafın da gayret göstermesine rağmen dış kaynaklı kredi temin edilemediği, davacının garantör banka bulamadığı, belediyenin gösterdiği taşınmazların ise teminat olarak kabul edilmediği görülmüş ayrıca, kredi temininin Devlet Planlama Teşkilatının karar ve onayına bağlı bulunduğu, işin yapılacağı alanda eski eserlerin mevcut olduğu, hergelen meydanında mülkiyet ihtilafının varlığı ortaya çıkmış ve böylece ana etken olarak dış kredi temin edilememesi yüzünden sözleşmenin akim kaldığı görülmüştür.
Olayların bu seyrine göre akdin bozulmasında her iki yanın da eşit derecede kusurlu bulunduğu meydandadır. Bu durumda mahkemece; tarafların akdin feshinde eşit kusurlu bulunduğu kabul edilerek işin tasfiyesine yeni tarafların sebepsiz iktisap kurallarına göre verdiklerini birbirinden geri alacak biçimde davanın sonuçlandırılması yerine davalının akdin feshinde kusurlu bulunduğu kabul edilerek davanın neticelendirilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı Belediye yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.10.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy