(1163 S. K. m. 42)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı karşı davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı karşı davalı vekili Avukat Sertaç Tözün ile davalılar karşı davacılar Eranka İnşaat Limited Şirketi ve Mustafa Er vekilleri Avukat Mehmet Kaya geldiler. Davalı Melis Akdeniz vekili ile davalı Numan Arslanyer gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
1-Davacı bir yapı kooperatifi olup amacı, ana sözleşmesinde sınırlanmıştır. Faaliyetlerinin bu amaç dahilinde sürdürülmesi gerekir. Bundan dolayıdır ki, kooperatifi temsile yetkili olan kişilerin girişeceği hukuki muamelelerin kooperatifin amacı ile sınırlı olması, sınırlamanın aşılması durumunda ise, bu sınırı aşan hukuki tasarrufların kooperatifi ilzam etmeyeceği, ancak bunu yapmış olan kişilerin sorumlu olacağının kabulü icab eder. Somut olayda, davalı ve karşı davacı ile sözleşme kooperatif yönetim kurulunun davalı iki üyesi ile yapılmışsa da, bu sözleşme genel kurulca tasvip görmemiş, aksine davalı yöneticiler hakkında sorumluluk davası açılması kararlaştırılmıştır. Gerçekten, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42/7-8. maddelerinde imalat ve inşaat işlerini yaptırmak görevi kooperatif genel kurulunun devredemeyeceği yetkiler arasında sayıldığından, kamu düzenine ilişkin bu hüküm uyarınca yanlar arasındaki sözleşmenin geçersizliğinin kabulü zorunludur. Taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olduğundan, yanlar aldıklarını geri vermekle yükümlü olup, bunun dışında sözleşmeye istinaden bir talepte bulunamazlar. O halde mahkemece, değinilen ilkeler doğrultusunda karşı davanın reddi ile kooperatifin talebi incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi yerine, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hükme varılması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirir.
2-Kabul şekline göre de; yapı kooperatifi olan davacı ve karşı davalının tacir olmadığı gözardı edilerek cezai şartın indirimi gerekip gerekmediğinin tartışılmaması yanlıştır (HGK. 7.2.1996 Ta. 1995/15-956- 1996/45 sa. ka).
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) ve (2). bentlerde açıklanan nedenlerle kooperatif yararına BOZULMASINA, 6.000.000 Tl. avukatlık ücretinin davalı ve karşı davacıdan alınarak kooperatife verilmesine, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacı karşı davalıya iadesine, 24.2.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy