(818 S. K. m. 213, 354) (743 S. K. m. 634) (1512 S. K. m. 60) (766 S. K. m. 26) (6762 S. K. m. 21)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Av. M. Ş. ile davalı vekili T. H. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kâğıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı yüklenici vekili, yanlar arasında düzenlenen 6.12.1989 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve eki taahhütname ile özel şartname gereği davacının davalı kooperatife ait arsa üzerine inşaat yapımına başladığını, inşaat belli aşamaya getirilmiş iken, ruhsat alınmadığı işin belediyece mühürlendiğini, sözleşme gereği ruhsat alma yükümlülüğünün davalı arsa sahibine ait olduğunu, davalı kooperatifın hiçbir haklı nedene dayanmaksızın sözleşmeyi fıilen feshederek işi bir başka müteahhide verdiğini beyanla sözleşme gereği davalıya nakit ödenen 100.000.000 TL ile, inşaatta yapılan işler bedeli 285.350.000.-TL'ye karşılık inşaat yapılacak 31 parselde (B) harfi ile işaretlenmiş imar adasına ait tapunun iptali ile davacı adına tesciline, sözleşme haksız olarak feshedildiğinden 360.000.000.-TL kâr mahrumiyeti ile sözleşme eki özel şartnamenin 8. maddede öngörülen 200.000.000.-TL cezai şartın reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müteahhit yükümlülüklerini yerine getirmediği için sözleşmenin hükümsüz kaldığını, ruhsat almadan inşaata başlayan yüklenicinin inşaatın mühürlenmesine neden olduğunu, yapılan imalatların da projeye uygun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir:
Mahkemece, iddia ve savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporları dayanak yapılarak, sözleşmenin feshinde arsa sahibi kooperatifın haklı olduğu kabul edilmek suretiyle tapu iptali ve tescil istemi ile cezai şart ve kâr mahrumiyeti talebinin reddine, ödenen 100.000.000.-TL ve yapılan iş tutarı 175.000.000.-TL olmak üzere toplam 275.000.000.-TL'nin dava tarihinden itibaren % 30 yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; taraflar arasındaki uyuşmazlık kat karşılığı eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu tür akitlerden doğan edimin ifası tapuda pay devrini de içerdiğinden MK 634, BK 213, Noterlik Kanunu 60 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca akdin geçerli olabilmesi resmî şekilde (düzenleme) yapılmış olmasına bağlı bulunmasına, oysa sözleşme noter tasdikli biçimde yapılmış olup, Düzenleme satış vaadi şeklinde yapılmadığından geçersiz olmasına, mahkemece kâr kaybı ve cezai şart isteminin reddedilmesinde bir usûlsüzlük bulunmamasına sözleşmede aksine hüküm bulunmadığından, ruhsat alınması davalı işsahibine ait olup, yüklenici ruhsatsız inşaat yapımına da zorlanamayacağından fesihte kusursuz ise de, gerekçede kusurundan söz edilmesinin sonuca etkili bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Davacı vekili dava dilekçesinde alacağa reeskont faizi uygulanmasını talep etmiştir. Uyuşmazlık ticari iş niteliğinde bulunduğundan (TTK 21/2 mad.) davacı 3095 sayılı kanunun 2/3. maddesi uyarınca TC Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre faiz talep edebilir. Mahkemece dava tarihi itibariyle kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont faiz oranı TC Merkez Bankası'ndan sorulup tespit edilerek bu oranda faize hükmedilmesi gerekirken, % 30 oranında faize hükmedilmesi doğru değildir.
3) Davacı, davadan önce mahkemeye müracaatla tespit yaptırmıştır (Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1994/7 D.İş Dos.). Delil tespiti dosyası esas dava dosyasının eki niteliğindedir. Delil tespiti giderleri yargılama giderlerine dahil olduğundan, dosya içine celbedilerek tespit giderlerinin davacı tarafından yapılan yargılama giderlerine dahil edilmemiş olması da doğru görülmemiş, karar bu yönden de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (2). ve (3). bentlerde gösterilen nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, (1.). bentte gösterilen nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 750.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 27.03.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy