(2004 S. K. m. 277, 278)
Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerde düzenlenen tasarrufun iptaline ilişkin olup, mahkemece muvakkat ya da kesin aciz belgesinin bulunmadığından bahisle reddedilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Borçlu hakkında Gaziantep ikinci icra Müdürlüğü'nün 1995/676 sayılı dosyasında, 750.000.000.- TL; 1995/677 sayılı dosyada ise 5.446.188.000 liranın tahsili için takip yapılmış olup, buna karşılık borçlunun evinde ortağı bulunduğu şirkette ve taşınmazlarında yapılan hacizlerin borcu karşılamadığı ortadadır. Bu durumda borçlunun aciz hali gerçekleştiğinden ve tasarruf yapılan kişilerin borçlunun oğlu ve kızı oldukları anlaşılıp, İİK.nun 278. maddesinin şartları da oluştuğundan, mahkemece her iki tasarrufun alacak ve ferileriyle sınırlı olacak şekilde iptaline karar verilmesi gerekirken, borçlunun aciz halinde bulunmadığından söz edilerek davanın reddedilmesi doğru olmadığı gibi, kabule göre de dava şartının yokluğu sebebiyle reddedilen davada, davalı için maktu vekalet ücretine hükmedilmesi yerine nisbi vekalet ücreti taktiri de doğru görülmemiştir.
Sonuç : Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.1.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
(YKD Mayıs 1997)
Full & Egal Universal Law Academy