(1086 S. K. m. 287) (Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 39, 40)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş ve davacı vekillerince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davalı vekili avukat A. Atasoy geldi. Davacı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya tekrar gelmekle incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalının temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasındaki 3.8.1989 tarihli sözleşmenin 41/G. maddesinde Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesinin sözleşmenin eki olduğu belirtilmiştir. Böylece anılan Şartnamenin 39. ve 40. maddelerinin taraflar arasındaki ihtilafta HUMK. nun 287. maddesi uyarınca delil sözleşmesi olarak kabul edilip hakim tarafından re'sen gözetilmesi icap eder. Söz konusu iş nedeniyle dava tarihine kadar 5.2.1990 tarihinden başlayıp 37 adet ara hak ediş düzenlendiği ve bu hak edişlere istinaden davacıya ödemelerde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut bu hak edişler incelendiğinde 9- 10- 17- 18 ve 19 nolu hak edişler üzerine sadece itirazlı - itirazi kaydımız saklı şeklinde notlar düşüldüğü bunun dışındaki hak edişlere ise hiç itiraz edilmediği görülmektedir.
B.İ.G.Ş. nin 39. maddesinde hak edişlere itirazın şekli belirtilmiş olup buna göre hak edişlerin üzerine itiraz kaydıyla birlikte itiraz sebeplerini açıklayan dilekçenin tarihinin belirtilip eklenmesi gerekmektedir. İtirazın bu şekilde yapılmaması halinde hak edişin olduğu gibi kabul edilmiş sayılacağı ve buna ilişkin olarak sonradan yapılacak itirazların da dinlenmeyeceği Şartnamenin bu hükmü gereğidir. Dava tarihine kadar düzenlenen 37 adet ara hak edişin hiçbirisinde sözleşmeye uygun bir itiraz bulunmadığından ve davanın mahiyeti itibariyle söz konusu hak edişlere giren işler ve bu nedenle doğan alacaktan soyutlanması mümkün olmadığından bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken söz konusu Şartnamenin bu hükmünün delil niteliğinde bulunduğu nazara alınmadan işin esasından incelenerek davanın kısmen kabulü yerinde görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmü temyiz eden davalı Banka yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre esasa ilişkin itirazların incelenmesine yer olmadığına, 1. bent gereğince davacının temyiz itirazlarının reddine, 750.000 TL. vekillik ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 123.800 lira ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 07.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy