(2004 S. K. m. 99) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen kararın temyizen tetkiki davacı üçüncü kişi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Düzenlenen haciz tutanağında; borçlu evine haciz için gidildiğinde, borçlunun bulunmadığı, eşinin hazır olduğu, bu esnada icra kefili olmak isteyen davacının "borca karşılık kendisine ait 45 FL 726 plakalı araba ile..." mahcuz malları getirdiği, alacaklı ile anlaşamadıklarından kefillikten vazgeçtiği ve kendisine ait olduğunu iddia ettiği menkullerin haciz edildiği yazılıdır. İİK.'nun 8/son maddesi gereğince, bu tutanak, aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Tutanakta, mahcuzların davacı tarafından getirildiği ve davacı kamyonun da, diğer anlatımla, davacı elinde haczedildiği yazılı olduğuna göre, mülkiyet karinesi davacı yararınadır. O halde, İİK.'nun 99. maddesi uyarınca dava açma külfeti alacaklıya aitken, davacı tarafından süresi içerisinde dava açılmış olması, ispat külfetini değiştirmez. Bu konuda, merci hakimliğince verilen şikayetin reddi kararı, sonuca etkili değildir. Şikayetin reddine dair karar gerekçesinde de istihkak davası açılabileceği öngörülmüştür. Dinlenen davalı tanıklarının beyanları, mahcuzların borçluya aidiyetinin kabulüne yeterli değildir. Kabulü gerekirken davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına (BOZULMASINA), istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine, 4.3.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy