(6762 S. K. m. 20) (818 S. K. m. 20, 101, 108, 355)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Yanlar arasında biçimine uygun sözleşme 17.3.1992 tarihinde yapılmıştır. Sözleşmenin "teknik ve özel şartları" başlıklı bölümünün ilk maddesinde inşaatın temel üstü ruhsat tarihinden başlayarak 24 ayda bitirilmesi kararlaştırılmıştır. Davacı yüklenicinin ruhsat için faaliyetini ilgili merciler nezdinde aralıksız sürdürdüğü belgelendirilmiştir. Buna rağmen ruhsat için gerekli imar tadilatı alınabilmiş değildir. Yargılama aşamasında ilgili Belediye Başkanlığından alınan cevapta sözleşme konusu parselde imar planı tadilat çalışmasının devam ettiği bildirilmiştir. Davalının tek taraflı fesih ihbarı 13.4.1994 tarihlidir.
Fesihten 1 yıl sonra açılan davada düzenlenen proje bedelleri, yapılan hafriyat gideri ve mahrum kalınan kar istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı yanca temyiz edilmiştir.
Davacı işin ehli ve tacir, davalı da taşınmazın maliki olarak sözleşme anında taşınmazın durumunu bilebilir haldedir. Fesihten sonra dahi imar tadilatı yetkili merciince sonuçlandırılmamıştır. O halde, öncelikle araştırılması gereken husus taşınmazın sözleşmedeki amaca uygun biçimde imara müsait duruma getirilip getirilemeyeceği olmalıdır. Bu konuda mutlak imkansızlık olduğu saptanırsa imar mevzuatı kamu düzenine ilişkin olmakla mahkemece durumun doğrudan dikkate alınması ve BK. 20. madde hükmünce akdin batıl olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir.
İmar imkansızlığının geçici olduğu saptandığında sözleşme 13.4.1994 tarihinde feshedildiğine göre bu tarihten önce yapılan davacı giderlerinin o günün rayiç bedellerine göre bulunması buna BK. 325. maddesinde gösterilen yönlere uygun olarak fesih sonucu davacı yüklenicinin bu işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği yahut diğer bir iş ile kazandığı veya kazanmak için uzak kaldığı karın mahsubu suretiyle hesaplattırılıp kar kaybı eklenerek bulunacak meblağın tahsiline karar verilmelidir.
Noksan araştırmayla ve yöntemine uygun olmayan rapora dayanılarak verilen karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 1.5.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
YKD Eylül-1997
Full & Egal Universal Law Academy