(6762 S. K. m. 20)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 2.7.1993 tarihinde imzalanan sözleşme ile müvekkilinin davalı idareye karşı Çatalağzı Termik Santrali'nin ihtiyacı olan 12 adet değirmen arka aynası imalat işini üstlendiğini, söz konusu parçaların yurt içinde imalatının zor olduğundan idarenin kabulü ile Bulgaristan'da gerçekleştirildiğini, ancak davalının bunların kontrolünü yurt dışında yapmayacağını bildirmesi üzerine ithali risk taşıdığından yurda getirilemediğini yapılan önerilerin de davalının haksız tutumu nedeniyle sonuçsuz kaldığını ve sözleşmeyi 5.12.1995 tarihinde davalının haksız feshettiğini belirterek, sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedildiğinin tespiti ile idare nezdinde bulunan 180.000.000 TL. lık teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, sözleşmeye göre davacının her ay bir adet olmak üzere 12 adet aynayı 2.7.1994 tarihine kadar 3.000.000.000 TL. bedelle teslimini üstlendiğini, bir süre sonra davacının 11 adet aynayı Türkiye'de imal edemediğini, ve yurt dışında imal ettireceğini bildirmesi üzerine test ve kontrollerinin uluslararası bir kuruma yaptırılması hususunda mutabakat sağlandığını, ancak aradan uzunca bir süre geçtiği için davacının 10 aylık ek süre verilmesini istediğini, işin çok gecikmesi ve acil olması nedeniyle sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek haksız açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanılan deliller ile bilirkişi raporu dayanak yapılarak, davalının sözleşmeyi haksız feshettiğinin tespiti ile teminat mektubunun iadesine karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı idarenin sözleşmeyi fesihte haklı olup olmadığı ve dolayısıyla teminat mektubunun iadesinin gerekip gerekmediği hususunda toplanmaktadır.
Taraflar arasında yapılan 2.7.1993 tarihli sözleşmede 12 adet değirmen arka aynasının 3.000.000.000 TL. götürü bedelle yapımı kararlaştırılmıştır. İşe başlama ve yapım 6. maddede, teslim yeri 7. madde ile düzenlemiş olup, 11. madde ile de yüklenicinin teklif verme gününden başlayarak gerek sözleşme süresi içinde ve gerekse 18. maddeye göre uzatılmış süre içinde yüklenimini tamamen yerine getirinceye kadar hiçbir nedenle teklif birim fiyatlarının artırılmasını isteyemeyeceği hükme bağlanmıştır. Ayrıca süre uzatımının ne zaman ve ne şekilde verileceği 18. madde ile sözleşmenin feshi de 20. madde ile düzenlenmiştir.
Sözleşme hükümlerine göre davacı yüklenicinin her ay bir adet olmak üzere 12 adet değirmen aynasını 12 ay içerisinde teslim etmesi gerekmektedir. 19.10.1993 tarihinde iki adet aynanın imalinin yapıldığı ve muayene edilmesine ilişkin talebi üzerine davalı idare teknik elemanlarınca yapılan kontrolünde bunlarda döküm hatası olduğu ve kabul edilmeyerek ret edildiği davalının 8.11.1993 gün ve 10232 sayılı yazısı ile davacıya bildirilmiş süresinde yeniden imal edilmesi istenilmiştir. Bu defa davacı 16.11.1993 tarihli faks ile dört adet aynanın imal edildiğini belirterek muayenesini istemiş yapılan muayene sonucu gönderilen 24.1.1994 gün ve 770 sayılı yazıda iki aynanın reddedildiği, 4 nolu aynanın uygun olmadığı, 3 nolu ayna ise uygun olmakla birlikte teste tabi tutulup sevkine karar verileceği davacıya bildirilmiştir. Davalı idarenin iç yazışmasından anlaşıldığı üzere (18.4.1994 gün ve 3726 sayılı) 1. adet kabul edilen aynanın 6.4.1994 tarihinde teslim alındığı anlaşılmaktadır. Oysa sözleşme hükümlerine göre davacının her ay bir adet ayna teslim etmesi gerekirken 1 adet teslim alınan aynanın da ancak 6.4.1994 tarihinde teslim alınabildiği anlaşılmaktadır. Davacının T.T.K.nun 20. maddesi uyarınca basiretli bir tacir gibi hareket ederek önceden gerekli hazırlıklarını yapması ve taahhüdünü sözleşme ile kararlaştırılan sürede noksansız olarak yerine getirmesi icap ederdi.
Davacı 11 adet bakiye aynayı yurt içinde imal edemediği ileri sürerek 3.5.1994 günlü yazısı ile bunları Bulgaristan'da imal ettireceğini test ve kontrolleri için davalının göndereceği elemanların masraflarını karşılayacağını belirterek 4 adedini 30.6.1994, 4 adedini 30.7.1994 ve kalan 3 adedini de 30.8.1994 tarihinde teslim edeceğini belirtip talepte bulunmuş, idarece aynaların hazır edileceği tarihin çok acele bildirilmesi istenildiği halde, davacı 17.6.1994 tarihli yazısı ile 4 adedinin tamamlandığını bildirmiştir. Ancak davalı termin programı ile talep yazısı arasında çok kısa süre olması elemanların işlerinin yoğunluğu nedeniyle eleman gönderilemeyeceğini 4 adet aynanın kurumun FKM Laboratuarı elemanlarınca malzemenin teslim yeri olan Çatalağzı İşletme Müdürlüğünde veya davacının İstanbul'daki imalathanesinde hazır bulundurulması istenildiği halde, bu talep de davacı tarafça yerine getirilmemiştir. Oysa sözleşmede aynaların teslim ve muayene yeri belirtilmiş olup, bunların yurt dışında imali de öngörülmediğinden davalı idarenin yurt dışında bunları muayene ve test etmesi beklenemez. Buna rağmen idarece sonradan davacının talebi üzerine 26.10.1994 gün ve 5213 sayılı yazı ile test ve kontrollerin uluslararası kuruma yaptırılmasının uygun olduğu bildirilmiş, 10.11.1994 günlü faks ile de 14.11.1994 tarihine kadar termin planının gönderilmesi istenilmiştir. Davacı da 20.11.1994 günlü yazılı ile 10 aylık imalat süresine ihtiyaç olduğunu belirterek süre uzatımı istemiş, davalı 18.7.1995 günlü faks ile 10 ay ek süre verilebilmesi için gerekli koşulları bildirmiş ve 19.7.1995 gününe kadar cevap verilmesi istenilmiştir. Davacı buna karşı 19.7.1995 tarihli yazı ile cevap vermiş ve 1.9.1995 günlü yazısı ile de 20.9.1994 günlü tasfiye kararnamesi doğrultusunda bir karar verilmesini istemiştir. Uyuşmazlık konusu iş 6019 sayılı kararname kapsamında olmadığı için 5.12.1995 tarihinde sözleşme feshedilmiştir.
Yukarıda kronolojik sıra ile gösterilen ve taraflar arasında yapılan yazışmalardan da anlaşılacağı veçhile davacı 2.7.1993 tarihli sözleşme ile üstlendiği edimini yerine getirmemiş kendisine idarece tanınan imkanlara rağmen aradan geçen çok uzun sürede sadece 1 adet değirmen aynası teslim edebilmiştir. Yukarıda da değinildiği gibi davacı basiretli bir tacir gibi hareket etmemiştir. Aynaların yurt dışında imali sözleşmede öngörülmemiş, süre uzatımı verilse bile götürü olarak saptanan bedelin değişmeyeceği kararlaştırılmıştır. Oysa davacı sonradan döviz kurlarındaki artışların işin yapılmasına engel olduğunu ifade etmiştir.
Böylece davacı fiyat farkı istemek ve teslim yerinde teslimi gerçekleştiremeyeceğini belirtmek suretiyle akdin feshine neden olmuştur. Bu nedenle davacı tamamen kusurlu olup, fesihte davalı idareye atfı kabil bir kusur yoktur. Davalı nam ve hesaba yapılan ihale nedeniyle meydana gelen ihale farkından dolayı dava açtığına göre bu aşamada teminatın iadesi de mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile yazılı olduğu şekilde davanın kabulü usul ve yasaya aykırı bulunduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.07.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy