(818 S. K. m. 83, 355) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraflar vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 14.10.1991 tarihli sözleşme (altı kişi) yani Hidayet, İsmail, Ayşe, Güzin, Hüseyin ve Recep tarafından akdedildiği halde bu kişilerden Güzin davada yer almamıştır. Bu durumda gecikme nedeniyle hesaplanan aylık 400 Markın 5 kişi yönünden hesaplanması, keza aylık talep olunan sözleşmenin 8. maddesinde kira bedelinin ve davacılara ait bağımsız bölümlerle ortak yerlerdeki eksik ve kusurlu işlerin hesabını davada taraf olmayan Güzin'in payı nazara alınmadan hesaplama yapılması gerekirken Güzin de dava açmış gibi altı daire üzerinden alacağın belirlenmesi yerinde bulunmamaktadır.
Yine davacılara ait bağımsız bölümlerdeki eksik işler nedeniyle 14 milyon lira talep olunduğu halde mahkemece bu istek hakkında 20.822.500 TL.'ye hükmedilmesi HUMK.'nun 74. maddesine aykırıdır.
Keza, sözleşmenin 8. maddesi uyarınca dublex yapılacak daireler sebebiyle arsa sahiplerince davalıya 30 milyon lira ödeme yapılması gerektiği ve bu bedelin ödendiği ispatlanmadığı halde davalının mahsup talebi gözetilmeden bu miktarın davacı alacağından düşülmemiş olması da yerinde bulunmadığından hükmün bu nedenlerle davacı yüklenici yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Sözleşmenin 5. maddesinde inşaatın geç teslimi halinde aylık 400 Mark ödenmesi kabul edilmiştir. Böylece sözleşme ile döviz borcunun aynen ödenmesi benimsenmiş olmaktadır. Bu durumda mahkemece, BK.'nun 83. maddesi dikkate alınarak mark (döviz) alacağının fiili ödeme tarihindeki TL. karşılığına hükmedilmesi gerekirken dava tarihindeki kur esas alınarak lira karşılığının ödetilmesi doğru olmadığı gibi, döviz alacağı için de döviz cinsinden faiz uygulanması gerektiğinden, TC. Merkez Bankasından Marka uygulanan yıllık faiz oranının sorulup bu oranın fiili ödeme tarihine kadar döviz alacağına uygulanması suretiyle tahsil kararı verilmemiş olması da doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 3. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına, 2. bentteki sebeplerle davalı yararına BOZULMASINA, 1. bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, istekleri halinde ödedikleri temyiz peşin harçlarının temyiz eden taraflara geri verilmesine, 29.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy