(2004 S. K. m. 283)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava 6183 sayılı yasaya dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, İİK. nun 283. maddesinin kıyas yolu ile bu davalarda da uygulanacağı Dairemizin Yerleşmiş İçtihatları ile belirtilmiştir. (Yargıtay 15. H.D. 26.06.1989 tarih 1286 3046 ile 26.11.1990 tarih 2287-5063 sayılı kararlar) Bu davanın amacı yapılan tasarrufun butlanına hükmettirmek, başka bir deyişle yapılan işlemin iptali ile davacı idarenin dava konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almasını sağlamaktır.
Davalı üçüncü kişi taşınmazı diğer davalı borçludan haciz baki kalmak üzere satın almıştır. Taşınmaz üzerinde haciz olduğunu bilerek aldığına göre davalı üçüncü kişinin iyiniyetinden söz edilemez. Bu itibarla davacı idarenin cebri icra yolu ile alacağını tahsil edebilmesi bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacının alacağından dolayı takip yapabileceği ve satış talebinde bulunabileceğinden söz edildiği halde, sonuçta çelişkiye düşülerek davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı idare yararına BOZULMASINA, 20.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy