(1163 S. K. m. 42) (818 S. K. m. 161)
Dava: Davacı-k.davalı.... Konut Yapı Kooperatifi ile davalılar- k.davacılar: 1-E.... İnşaat Ltd.Şti. 2-Mustafa ...., 3-Melis ...., 4-Numsa ............ arasında çıkan davadan dolayı Bodrum Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 11.6.1996 gün ve 1996/238-1996/391 sayılı hükmü bozan dairemizin 24.2.1997 gün ve 1996/5997-1997/954 sayılı ilamı aleyhinde davalılar-k.davacılar: 1-E...İnşaat Ltd.Şti. 2-Mustafa Er vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Davacı-k.davalı kooperatifin 22.5.1993 tarihinde toplanan Genel Kurulunca alınan kararın, dava dosyasına giren 14. sayfasının örneğinden işin "emanet usulü ile yapılmasına" ve yönetim kuruluna emanet komisyonu yetkisi tanınmasına karar verilmiş, 1163 Sayılı Kanunun 42/7 md. ve Kooperatif ara sözleşmesinin 23/10. maddelerine uygun verilen bu yetkiye dayanılarak davalı ve k.davacı E... İnş. Ltd.Şirketi ile beyanlara göre 5.12.1995 gününde iş sahibi olarak kooperatif, taşeron sıfatıyla anılan şirket arasında geçersizliği ileri sürülen sözleşme akdedilmiştir. İş programının yapılmasının kooperatife ait olması, bir kısım malzemenin kooperatifçe temini, davalı-k.davacı şirketin, taşeron sıfatıyla işi üstlenmesi ... hükümlerle emanet usulünün benimsendiği anlaşılmasına göre sözleşmenin geçerliliğinin kabulü gerekirken yasaya uygun yetkinin varlığına dair genel kurul kararı görülemeyerek temyiz edilen kararın bu sebeple bozulmasına dair dairemizin 24.2.1997 gün, 5997/954 Sayılı kararı isabetli olmadığından karar düzeltme isteminin kabulü ile anılan kararımızın kaldırılması gerekir.
2-Ancak sözleşmeden, geçerli nedenler olmadan dönülmesi halinde kararlaştırılan üç milyar TL. cezai şartın fahiş olduğu göz önünde tutularak tacir sayılmayan ( YHGK. 7.2.1996 T. 1995/15-956 E. 1996/45 K. sayılı İçt. ) kooperatif hakkında BK.'nun 161/son maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması yerine cezanın tamamının tahsiline karar verilmesi doğru olmadığından,
3-Sözleşme ilişkisi sona erdiğine göre her iki yanın verdiğini geri almaya hak kazandığı nazara alınarak davacı-k.davalı kooperatifin yükleniciye verdiği para ve malzemeler, yüklenicinin yaptığı iş varsa bilirkişi marifeti ile saptanarak bunun mahsubu ile kalanın tahsiline karar verilmesi gerekirken kooperatif isteminin tümden reddedildiği, nedenleriyle temyiz edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulüyle dairemizin bozmaya dair 24.2.1997 gün 5997/954 sayılı kararının kaldırılmasına, temyiz edilen yerel mahkeme kararının yukarda 2 ve 3. bentte gösterilen nedenlerle davacı ve k.davalı kooperatif yararına BOZULMASINA , ödediği tashihi karar peşin harcının istek halinde tashihi karar talebinde bulunan davalılar-karşı davacılar E...İnşaat Ltd.Şti. ve Mustafa .... geri verilmesine, 9.6.1997 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42/7. maddesinde, imalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek yetkisi Kooperatif Genel Kurulu'nun devir ve terk edemeyeceği yetkiler arasında sayılmıştır.
Davacı ve karşı davalı kooperatifin 22.5.1993 tarihinde genel kurulunca alınan kararda işin "emanet usulü ile yapılmasına ve yönetim kuruluna emanet komisyonu yetkisi tanınmasına" karar verilmiş ve kooperatif yönetim kurulunun iki üyesi ile Erenka İnşaat Limitet Şirketi arasında 5.12.1995 tarihli sözleşme akdedilmiştir. Emanet yöntemi, işlerin araya bir yüklenici girmeksizin sorumlu emanet komisyonları eliyle ve işverenin kendi imkanlarıyla veya nevi itibariyle kısımlara ayrılarak taşeronlara verilmek suretiyle gerçekleştirilmesidir. Somut olayda yapılacak inşaat işleri emanet komisyonu yetkisi verilmiş kooperatif yönetimi kurulunca yapılmamış veya nevilerine göre kısımlara ayrılarak, taşeronlara verilmemiş, işlerin tamamının yapımı sözleşme ile davalı yükleniciye bırakılmıştır. Bu şekilde kurulan sözleşmede yapılacak işlerin emanet yöntemi ile yapıldığının kabulü imkansızdır. Emanet yönteminde işi yapacak yüklenici değil nevi itibarıyla kısımlara ayrılan işin bir kısmını iş sahibine karşı bedeli karşılığında yapmayı üstlenen taşeronlardır.
Kooperatif genel kurulunca yönetim kuruluna verilen yetki, işlerin emanet yöntemi ile yapılması yönündedir. Ayrıca yapılan sözleşme, kooperatifçe tasvip görmediği gibi, aksine bu yöneticiler aleyhine sorumluluk davası da açılmıştır. Bu nedenle yapılan sözleşme geçersizdir. Dairemizin 24.2.1997 günlü bozma kararı doğrudur. Bu düşüncelerle sayın çoğunluğun değişik gerekçeli bozma kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy