(1086 S. K. m. 204) (818 S. K. m. 167)
Dava: Ali Akın ... ile 1- Semiha ..., 2- Ayşe ..., 3- K... .., 4- Y... ..., 5- Suna ... arasında çıkan davadan dolayı Çeşme Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 16.2.1996 gün ve 1993/151-1996/9 sayılı hükmü onayan dairemizin 23.6.1997 gün ve 1997/2865-3199 sayılı ilamı aleyhinde davalı Semiha ... vekili ile davalı Y... ... varisleri vekilince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, karar düzeltme isteminde bulunan davalıların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili 1993/151 esas sayılı davada, arsa sahipleri ile ... Ltd. Şti. arasında yapılan sözleşme ile ilgili tüm hak ve mükellefiyetlerin, bu şirketin feshedilmesi ile müvekkiline geçtiğini ve inşaatın müvekkilince tamamlandığını belirterek arsa sahiplerinden bir tanesi olan Yusuf ...'in mirasçıları davalıların 5 nolu parsel üzerindeki tapu kayıtların iptali ile kendi adına tapuya tescilini, bu dava ile birleşen 1993/152 esas sayılı davada ise, aynı olayları özetleyerek bu sözleşme gereğince kendisine düşen 2/1 nolu bağımsız bölümü, Yusuf ... vereselerinin Atıf ...'a sattıklarını ileri sürerek, bu taşınmazın değeri olan 500.000.000 liranın davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece dava kabul edilmiş, Dairemizce de bu karar onanmıştır.
Noterde düzenleme şeklinde 11.12.1984 tarihinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi davalıların murisi evveli olan Yusuf ... ile diğer arsa malikleri ile ... İnşaat Taahhüt Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilmiştir. Bu durumda davalıların muhattabı adı geçen Limited şirkettir. Toplanan kanıtlardan bu şirketin feshedildiği anlaşılmakta ise de, şirketteki hisselerin ne şekilde tasfiye edildiği konusunda davalıları bağlayıcı bir belge bulunmamaktadır. Şirketin diğer ortaklarının mahkemedeki ifadeleri de, bu konuda kesin bir kanı vermemektedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; şirket ortaklarının celp edilerek, sözleşmeden doğan hangi hakların davacıya devredildiğini açıklattırmak ve sonucuna göre her iki dava yönünden ayrı ayrı karar vermek olmalıdır. Bu husus gözden uzak tutularak eksik inceleme ile sonuca ulaşılması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
3- Mahkemece mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporundan inşaatı, kısmen ikmal edilmediği saptanmıştır. Bu durumda cevap dilekçesindeki mahsup savunmasının nazara alınması gerekir. Zira mahsup bir defi değil, itiraz niteliğindedir ve yargılamanın her safhasında ileri sürülebilir. Hakimin de bunu resen göz önünde bulundurması gerekir. (H.G.K. 7.6.1974 tarih 970/2-737-658 sayılı kararı). Bu husus gözden uzak tutularak birlikte ifaya karar verilmemiş olması da ayrı bir bozma nedenidir.
Yukarıda 2 ve 3. bentlerde açıklanan nedenler karşısında, karar düzeltme isteyen bir kısım davalılar vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile, yanılgıya dayanan Dairemizin onama kararının kaldırılarak kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteyen bir kısım davalılar vekillerinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, 2 ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle Dairemizin 1997/2865 esas 1997/3199 karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılmasına, kararın bu nedenle BOZULMASINA, 750.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak kendisini duruşmada vekille temsil ettiren davalılara verilmesine, istekleri halinde ödedikleri tashihi karar peşin harçları ile temyiz peşin harçlarının tashihi karar talebinde bulunanlara iadesine, 29.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy