(818 S. K. m. 44, 98) (1086 S. K. m. 275) (743 S. K. m. 2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat .... ile davalı vekili avukat ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya tekrar gelmekle incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı Şirketin üstlendiği işin yapımı esnasında ortaya çıkan Hoşdere terası kazı ve iksa işleri için, davalı yanca 1993 yılı birim fiyatlarıyla keşif özeti hazırlanmış, 27.10.1993 gün ve 603 sayılı yazı ekinde davacı şirkete gönderilip, görüş istenilmiş, davacı şirket de 2.11.1993 gün ve 0267 sayılı teklif yazılarında kazı, demir, beton vs. işleri tespit edilen fiyatlarla, ankraj işini ise 0-20, 20-30 30 ve yukarısı olmak üzere üç grupta sırasıyla 900 bin, 965 bin ve 1 milyon 80 bin Tl/m. fiyatla yapmayı kabul etmiş, bu teklif davalı yanca kendi Koordinatörlüğünde değerlendirilmiş, Koordinatörlüğün 3.11.1993 gün ve 443 sayılı düşünce yazılarında ankrajda yapılan indirimin ortalama % 40 olduğu bildirilmesi üzerine yanlar arasında sözleşme 5.1.1994'de imzalanmıştır. Sözleşmenin 1. maddesinde Yüklenici Ankara'da Dikmen vadisinde inşa edilecek olan Hoşdere Teras ve Dikmen Kapı Kazı ve İksa işlerini Teklif Birim Fiyatlar ve toplam 50 927 310 750 TL. ihale bedeliyle bu sözleşme ve eklerindeki şartlara uygun olarak yapmayı kabul ve taahhüt etmiştir hükmüne yer verilmiştir. Keşif özetinde yer alan fiyat listesi örneği de sözleşmeye eklenmiştir.
Davalı, davacının teklif ettiği fiyatları alıp, inceletip, uygun bulmuş ve sözleşmeyi yapmış olduğuna göre yanların iradesinin teklif edilen fiyat üzerinde birleştiği açıktır. Sözleşmeye keşif özeti listeleri eklenmesinin, işin bu listelerde yer alan fiyatlarla yapılacağı şeklinde değil, bu listelerde yer alan fiyatların teklif sonucu ulaşacağı miktar üzerinden yapılacağını göstereceği şeklinde değerlendirilip, yorumlanması gerekir. Aksi halde teklif alınması anlamsız kalır.
Kaldı ki, yukarıda tam metne alınan 1. maddede işlerin teklif birim fiyatlar la yapılacağı duraksamaya yer vermeyecek biçimde yazılıdır.
Bunun arkasından ihale fiyatının yazılmasının tek başına fiyatı gösterdiği kabul edilemez. Birlikte değerlendirildiğinde ihale bedelinin teklif fiyatlarıyla ulaştığı sonucun iş bedeli olduğu kabul edilmesi zorunludur.
Sözleşme eklerinin yorumu hakimliğin gerektirdiği mesleki bilgiyle halli mümkün konularda olmakla, aksine bilirkişi görüşüne değer verilemez (HUMK. nun Md. 275).
Açıklanan nedenlerle ve teklif fiyatlarına göre ödenen miktar da çekişme konusu olmadığına göre bu konudaki istemin reddine karar verilmesi yerine, isabetsiz bilirkişi raporuna bağlı kalınarak yazılı biçimde hükme varılması doğru olmamıştır.
3- Davacı verilen avansın 24.11.1993 günlü protokol hükümlerine aykırı olarak vadesinden önce mahsup yapıldığını bildirip, mahsup edilen tutarla KDV'sinin tahsilini dava etmiş, davalı ise anılan protokolün tek kişi tarafından imzalandığı için kendilerini bağlamadığını, bir önceki protokole göre işlem yapıldığını bildirip istemin reddini istemiştir.
Olduğu gibi benimsenen ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda 24.11.1993 günlü protokolün geçerli olduğu kabul edilmiş, 18/A sayılı hak edişte kesilen 13 758 616 756 TL. nin davacıya iade edilmesi... gerekeceği bildirilmiştir. Tek imzayla da olsa protokol yanlarca uygulamaya konulmuş olmasından ötürü iş sahibinin doğan zararı varsa bundan yetkisiz biçimde imza koyan kendi görevlisine karşı istemde bulunabilir. Uygulanmaya başlanılan protokol hakkında şekli ve yetki yönünden geçersizlik iddiası MK. nun 2. maddesinde yerini bulan dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağından davalının buna dair iddiasında isabet bulunmamaktadır. Bu protokol uyarınca avansın son üç taksidi 15.12.1993, 15.1.1994, 15.2.1994 tarihlerinde mahsup edilecek iken, bu tarihler aşıldıktan sonra ve 20.7.1994 tarihinde düzenlenen 18/A sayılı hak edişte bu mahsup yapılmakla davacının mahsup edilen avans tutarı kadar ne sebeple alacaklı olacağı bilirkişilerce açıklanıp gösterilmemiş, mahkemece de hükmün gerekçesinde buna temas edilmemiştir. Avans vadesinden önce mahsup edilmiş olduğunda dahi, yapılan iş karşılığı hak edilen bedelin sonuçta noksansız ödenmesi halinde, işin devamı süresince avans mahsubunda vadelere riayet edilmemiş olmasından dolayı yüklenicinin ne sebeple alacaklı olacağının bilirkişilerden ek rapor istenilerek açıklattırılması bundan doğan zarar varsa somut halde hesabı çıkarılması buna göre değerlendirme yapılıp sonuca gidilmesi yerine yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır
4- İnşaata giren asansörler için açılan akreditif nedeniyle dolar kur'unda doğan anlaşmazlık nedeniyle bilirkişi raporunda asansör bedelinin ilk hak edişten, akreditifin açıldığı tarihteki dolar kur'u üzerinden mahsubu gerekeceği bildirilmiş, mahkemece de bu görüş doğrultusunda hükme varılmıştır.
Oysa sözleşmede bulunmamasına rağmen, yüklenicinin teklifi üzerine 21.1.1994 gün 030 sayılı 'olur'la iş sahibi davalı akreditif açmayı kabul etmiş, karşılığında sadece teminat mektubu verilmesini ve ilk hak edişten mahsubu şart koşmuştur. Kur olarak da akreditif tarihinde ki kur'u kabul ederek yüklenici yararına ortam sağlamıştır. Bu haliyle eserin ortaya çıkması için kendisinden beklenen kolaylık ve iyi niyeti göstermiştir.
O halde davacının da gösterilen bu iyi niyet karşısında ve 'olur'da ki koşula bağlı kalarak ithali müteakip, makul süre içinde ihzaratı yapıp, bunu hak edişe o tarihteki fiyatlarla sokması gerektiğinin kabulüyle, olması gereken bu tarihteki fiyatın esas alınması suretiyle ve dosyaya giren Sayıştay'ın 27.12.1995 gün 359-1 sayılı yazılarına eklenen kararda benimsenen metotla hesap yapılıp sonucuna göre hükme varılmalıdır.
Davacı 'ilk' hak ediş tarihini geciktirmek suretiyle fiyat artışlarında ki farktan yararlanmak istemiştir. Davalı aleyhine yaratılan bu durum BK.nun 98. maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 44. maddesi hükmüne göre himaye edilemez.
Bu konuda bilirkişilerden gümrük kayıtları incelenmek suretiyle makul süre ve tarihle o günkü fiyatları bulmalar için ek rapor istenilerek ve alınacak rapor mahkemece incelenip, irdelenip, diğer kanıtlarla birlikte takdirle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, noksan araştırma ve yetersiz raporla yazılı biçimde verilen kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarda 2., 3. ve 4. benlerde yazılı nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA , 1. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının reddine, 6.000.000 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy