(1086 S. K. m. 364)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş, davalı-karşı davacı vekili duruşma istemiş olmakla; temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: HUMK.nun 364. maddesi keşfin iki tarafın usulen davet edilmesinden sonra yüzlerine karşı ve davete uymamaları halinde gıyaplarında mahkeme veya tahkikat hakimi tarafından yapılacağı amir hükmünü içermektedir. Somut olayda, karara dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporları, bilirkişilerden İ.'ın 27.4.1995 günlü dilekçesiyle yerinde keşif yapılması gereğini mahkemeye bildirmesi üzerine tahkikat hakimince bilirkişilere mahallinde inceleme yapma yetki belgesi verilmesi suretiyle düzenlenmiştir. Görülüyor ki, kanunun keşif için görevli kıldığı-mahkeme veya tahkikat hakimi - bu yetkisini kanuna aykırı olarak bilirkişilere devretmiş, üstelik keşif alınan maddedeki merasime uyulmadan icra edilerek usulün amir hükmü ihlal edilmiştir. Bu şekilde yapılan keşif ve bunun sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarına dayanılarak hükme varılması usule aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA), yukardaki bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 750.000'er TL. Yargıtay duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak birbirlerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 9.3.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. *
Full & Egal Universal Law Academy