(818 S. K. m. 101, 108)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı yüklenici, 31.7.1995 tarihli Düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat mukavelesi ile davacı arsa sahiplerine ait İzmir ili, Karşıyaka Mah. 32433 Ada, 77, 30 ve 2 no'lu parseller üzerine tevhit sonucu 5 katlı ve 10 daireli bina yapımını üstlenmiş, sözleşmenin 3. maddesinde, sözleşme tarihinden itibaren 12 ay içinde temelüstü vizesi alınarak inşaata başlanacağı, bu tarihten itibaren de 22 ay içinde bitirileceği öngörülmüştür. Davalı yüklenici sözleşmede belirlenen 12 ay içinde temelüstü vizesi almamış 9.5.1996 tarihinde keşide olunan ihtara rağmen inşaata fiilen başlamamış, davacılar talebi ile 19.7.1996 tarihinde yaptırılan tesbitte alınan rapor ile de yüklenicinin sadece kendisine 1.10.1995 tarihinden teslim edilen arsa üzerindeki davacılara ait 2 katlı bina ile tek katlı binayı yıkıp molozlarını attığı, taşınmazda başkaca hiç bir çalışma ve imalatının olmadığı tesbit edilmiştir. Bu itibarla davacılar 1.5.1996 tarihli ihtarla, davalının mütemerrit duruma düşmesi nedeniyle sözleşmeyi fesihte haklıdırlar.
Davacılar vekili 7.10.1996 tarihli açıklama dilekçesinde; davacı Ali ...işin: 1.10.1995 tarihinde yıkılan 2 katlı eski evinin mahrum kaldığı kira bedelini, sözleşmenin 16. maddesinde öngörülen 2 katlı binanın malzeme değerinin 5 katı cezai şartı ve yıkılan 2 katlı binanın malzeme değerini talep etmiş, diğer davalı Fadime Usul için de, yıkılan 1 katlı eski evinin malzeme değeri ile sözleşmenin 16. maddesinde öngörülen cezai şartın ödetilmesini istemiştir.
Borçlunun sözleşmede saptanan süre içinde edimini yerine getirmemesi halinde iş sahibi sözleşmeyi feshederse bu durumda ancak menfi zararını talep edebilir (BK. 108 Md.). Menfi zarar yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi nedeniyle güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan bir zarardır. Davacılar menfi zarar kapsamında sözleşmenin yerine getirileceğine güvenerek yükleniciye teslim ettikleri taşınmazlar üzerindeki eski binalarının yıkımı nedeniyle yıkımdan elde edilen enkaz bedeli yıkım bedelinden fazla olduğu taktirde yüklenici elinde kalan fazla değeri isteyebilirler. Davada ayrıca davacı Ali ... yönünden inşaat yapımı için yıkılan binası yerine ikameti için sağladığı 3. kişilere ait konuta ödediği kira bedeli de talep edilmiştir. Bu talebin de menfi zarar kapsamı içinde değerlendirilmesi ve bu yönlerden taraf delilleri toplanıp bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmelidir.
Tüm bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde davanın tamamen reddi doğru görülmemiş, karar bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda 2 no'lu bendde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, 1. bendde yazılı nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 6.000.000 TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılar'a ödenmesine, istekleri halinde ödedikleri temyiz peşin harcının temyiz eden davacılar'a iadesine, 07.04.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy