(3095 S. K. m. 1) (1086 S. K. m. 74) (818 S. K. m. 165, 169)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraflar vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalılardan Ersoy, diğer davalı kooperatife karşı yapımını üstlendiği proje ve TUS. hizmetleri işlerinden bir kısmını yapması için davacıyla anlaşmış, davacının edimini yerine getirmesi üzerine, iş bedelinden kalan borcuna karşılık, davalı kooperatifte olan alacağından 240 milyon lirasını 31.7.1996 tarihli belgeyle davacıya temlik etmiştir. Ersoy muvafakatname başlıklı temlik belgesinde bakiye alacağı olan 240.000.000 TL. demek suretiyle iş bedelinden davacıya bu miktar borcu kaldığının, davacının da bu belgeye karşı çıkmayıp kanıt olarak buna dayandığına göre iş bedelinden kalan alacağının bu kadar olduğunun kabul edilmesi gerekir. O halde iş bedelinin ayrıca saptanmasına gerek kalmamaktadır. Davacı alacağına karşı temlik edilen bu parayı tahsil edemediğine göre, ivaz karşılığı yapılan temlik nedeniyle bu miktardan davalı Ersoy BK.nun 169. maddesince sorumludur.
Davalı Kooperatif ise, işin yapılmadığını, diğer davalının temlik edilen bedele hak kazanmadığını değil, iş bedelini bu davalıya ödediğini ileri sürmüş, ancak bunu kanıtlayamamış, iyiniyetle asıl alacaklıya ödemede bulunduğunu ispat edememiş olmakla temellük edene karşı aynı kanunun 165. Maddesince bu miktarda sorumludur. Bu durumda;
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraflar vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı Ersoy, kalan borcunun 240 milyon TL. olduğunu temlik belgesinde kabul etmiş, diğer davalı da borcunu iyiniyetle alacaklısı Ersoy'a ödediğini kanıtlayamamış olmakla 240 milyon lira yerine yazılı miktara hükmedilmesi yasaya aykırıdır.
3- Davalılardan Ersoy hakkında icra takibi bulunmayıp, dava açıldığı tarihte direngen duruma düştüğüne ve geçmiş günler faiziyle bu tarihten itibaren sorumlu olacağına bakılmaksızın, bu davalı hakkında da faizin icra takip tarihinden başlatılması doğru olmadığı gibi; 3095 Sayılı Yasanın 1. maddesinde ticari faiz oranının % 30 olduğu yazılı ve davada da ticari faiz istenilmiş iken, faiz oranı % 30'un üzerinde olan reeskont faizine hükmedilmesi suretiyle istemin aşılması da kabule göre HUMK. nun 74. maddesine aykırı olmuştur.
Bu nedenlerle kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bendde yazılı nedenlerle davacı, 3. bendde yazılı nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, istekleri halinde ödedikleri temyiz peşin harçlarının temyiz edenlere iadesine, 04.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy