(2004 S. K. m. 277, 331, 332)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilleri tarafından istenmiş ise de, davetiye pulu olmadığından isteğin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılması kararlaştırılmış ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK. nun 277 ve müteakkip maddelerine göre açılan iptal davasıdır.
Davacı alacaklı, borçlunun alacaklıları ızrar kasdı ile Ocaklı Köyü 247 Parseldeki 24/32 hissesini, icra takibine konu senedin vadesinden üç gün sonra 3.000.000 TL. bedelle davalı 3. şahsa devrettiğini ileri sürerek satışa ilişkin tasarrufun iptalini istemiş, mahkemece davalıların, haklarında alacaklıyı zarara sokmak kasdı ile varlığını eksiltmek suçundan İİK. nun 331 ve 332 maddelerine göre açılan ceza davası sonucu beraatlerine karar verilmiş ve borçlunun kötüniyeti kanıtlanamamış olması gerekçe gösterilerek dava reddedilmiştir.
İİK. nun 278/2 maddesine göre akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama gibi kabul edilir ve yapılan bu tasarruflar batıldır. Borçlu tarafından davalı 3. şahsa yapılan 8.10.1991 tarihli satış 3.000.000 TL. bedelle gerçekleştirilmiş olup davalı 3.kişi bu miktarın üzerinde bir ödeme yaptığını kanıtlamamıştır. Oysa aynı tarihte iptali istenen tasarrufa konu taşınmaz hissesinin 30.000.000 TL. değerinde olduğu bilirkişi incelemesi ile saptanmıştır. Bu durumda ivazlar arasında İİK. nun 278. maddesi anlamında farklılık bulunduğundan mahkemece söz konusu tasarrufun iptaline karar vermek gerekirken, açıklanan yönler gözardı edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karar bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya iadesine, 07.04.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy