(2004 S. K. m. 105, 143, 279)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İİK.'nun 277 ve müteakip maddelerine dayalı iptal davası, aczi tahakkuk eden borçlunun, üçüncü kişilerle yaptığı ivazlı veya ivazsız bir kısım tasarruflarının iptali için açılabilir. İptal davası açılabilmesi için dava tarihinde muvakkat veya kat'i aciz belgesinin düzenlenmiş olması zaruridir. Mahkemece, her ne kadar aciz belgesi bulunmadığından dava reddedilmiş ise de, takip dosyası içinde bulunan 7.2.1996 tarihli haciz tutanağında davalı borçluya ait bir kısım malların haczedildiği, bu mallar üzerinde ayrıca bir başka takip nedeniyle de hacizler bulunduğu ve haciz sırasında borçlunun başkaca haczi kabil malının bulunmadığını belirterek, haciz zaptını imzaladığı anlaşılmakla borçlunun aczi bu haciz tutanağı ile tahakkuk ettiğinden, İİK.'nun 105. maddesi uyarınca bu zabıt varakası, aynı Yasanın 143. maddesinde yazılı aciz vesikası hükmündedir. Dava şartı olan aciz vesikasının varlığı gözetilerek işin esasına girilmeli, toplanacak delillere göre sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, aciz vesikası bulunmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, karar bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 25.02.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy