(2004 S. K. m. 142) (743 S. K. m. 777) (6183 S. K. m. 29)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı hazine vekili, borçluya ait menkul ve gayrimenkul malların 24.9.1993-10.10.1993 ve 6.12.1993 tarihlerinde haczedildiğini, satıştan sonra düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili idareye 326.148.246 TL pay ayrıldığını 1.sırada pay ayrılan ipotekli alacaklının fabrikada bulunan menkul mallar üzerinde haczi bulunmadığını, bu mallar mütemmim cüz olmadığından ayrıca satış iptali kapsamında bulunmadığını, bu nedenle menkul malların satış bedelinin davacı idareye ödenmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı SSK vekili, borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde I.sıradaki ipotekli alacaklıya 11.075.851.764 TL pay ayrıldığını, ipoteğin 6283 sayılı Kanunun 29.maddesi uyarınca geçersiz olduğunu bu nedenle pay ayrılamayacağını ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini istemiştir.
Davalı Fevzi Karahancı vekili, ipoteğin MK.'nun 777.maddesi uyarınca taşınmaz üzerindeki mütemmim cüz'i de kapsadığını, alacağın aslına itiraz edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mercii Hakimliğince iddia, savunma ve toplanan delillere göre MK.'nun 777.maddesi uyarınca ipoteğin mütemmim cüzilere göre ve teferruatın kapsamına aldığı, aksinin kararlaştırılması halinde ipotek kapsamı dışında kaldığı, ipotek akit tablosundan mütemmim cüz ve teferruatın ipotek kapsamı dışında bırakılmadığının anlaşıldığı, eşya ve gayrimenkulün aynından doğmayan vergi alacağının rehinli alacaktan önce gelemeyeceği gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Bedeli paylaşıma konu taşınmaz 11.402.000.000 TL bedelle satılmış, satış bedelinin 11.075.851.754 TL. lık kısmının ipotekli alacaklıya, 326.148.000 TL. lık kısmı Vergi Dairesine ayrılmış, diğer alacaklılara pay ayrılmamıştır. Davacı Vergi Dairesi 24.5.1995 tarihli ipoteğin kapsamına itiraz etmiştir. İpotek akit tablosuna göre taşınmaz 3.000.000.000 TL. bedelle ipotek edilmiştir. İpotekli alacaklı, akit tablosuna vade öngörülmediğine göre, takip tarihinden satış tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte oluşacak toplam alacağını öncelikle alır. Bu durumda Mercii Hakimliğince, ipoteğin tarla üzerinde 3.000.000.000 TL bedelle tesis edildiği de gözetilerek, takip tarihinden satış tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte ipotekli alacaklıya ayrılması, fazlasının diğer alacaklılara haciz tarihlerine göre paylaştırılmasına karar verilmesi gerekir. Bu yönler gözetilmeden hazinenin itirazlarının reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre S.S. Kurumunun diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak SSK sıra cetvelinde 1. sıraya alınan ipotekli alacaklının ipoteğinin 6183 Sayılı Yasanın 29. maddesi uyarınca geçersiz olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini istemiştir. Alacaklı SSK'nun bu iddiasını sıra cetveline itiraz davası kapsamında ileri sürmesine yasal bir engel bulunmamaktadır.
Ancak bu tür uyuşmazlıkta müddeabihin değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemece bu yöndeki talebin tefrik edilerek davanın görev yönünden reddi gerekirken, esastan karara bağlanması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı Vergi Dairesi yararına, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın SSK yararına, BOZULMASINA, 19.02.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy