(818 S. K. m. 101)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı karşı davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için tayin edilen günde davacı karşı davalı vekili Av. Ö. Ç. geldi. Davalı karşı davacı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı karşı davalı vekili dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya tekrar gelmekle incelendi, ge11:21 11.10.2002reği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ve karşı davacı yüklenici tarafından düzenlenen 6 nolu hak ediş raporunda davacı ve karşı davalı kooperatifçe 1 milyar TL avans ödendiği kabul edilerek, bu miktar avansın anılan hak edişten mahsup edildiği anlaşıldığı gibi, hak edişe ekli bulunan yüklenici tarafından davacı ve karşı davalı kooperatife hitaben yazılan 18.12.1990 ve 11.4.1991 tarihli yazılar ile "alınan paralar hakkında açıklama" başlıklı hesap tablosunda 1 milyar TL avansın ödenmiş olduğu açıkça görülmektedir. Bu durumda 1 milyar Tl avansın ödendiği konusunda davalı ve karşı davacı yüklenicinin kabulü bulunduğundan bu kabul kendisini bağlar.
O halde mahkemece yüklenici alacağı saptanırken, 1 milyar TL avans ödemesinin de tenzili gerekirken, bu yönün gözardı edilmesi usûl ve yasaya aykırıdır.
Diğer taraftan davalı ve karşı davacı yüklenicinin talep ettiği alacağına 6 nohı hak ediş tarihi olan 1.5.1990 tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş, mahkemece de buna göre hüküm tesis edilmiştir. Dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faize hükmedilebilmesi için borçlunun BK'nin 101. maddesi uyannca temerrüde düşürülmesi gerekir. Davalı ve karşı davacı alacağının ödenmesi için 11.4.1991 tarihinde ihtarname keşide edilerek ödeme için 1 hafta süre verildiğine göre bu ihtarın tebliğ tarihi araştırılarak bir haftalık ödeme süresi eklenip buna göre temerrüde düşürüldüğü tarih saptanarak, bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, hakediş tarihinin temerrüde esas alınması da usûl ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı ve karşı davalı yararına BOZULMASINA, 1. bentte yazılı nedenle diğer temyiz itirazlarının reddine, 250.000 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ve karşı davacıdan alınarak davacı ve karşı davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı karşı davalıya geri verilmesine, 2.4.1998 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy