(818 S. K. m. 359, 360, 362)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı 3.000 adet çıta pano yapıp, davacıya teslim etmeyi üstlenmiştir. Yanlarca imzalanmış sipariş formuna göre 3 mm. kalınlıkta malzeme kullanılacağı kararlaştırılmıştır. Yapılan çıtaların 15.4.1995 tarihinde teslim alındığı da çekişme konusu değildir. Davacı tarafından 18.4.1995 tarihinde Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemesine başvurulup çıtalarda kullanılan malzemenin sözleşmeye uymadığının tespiti istenmiş, bu istem sonucu kayıbın varlığına dair, 28.4.1995 tarihinde alınan bilirkişi raporu davalı yana tebliğ ettirilmiş, durumu Tekirdağ 2. Noterliği kanalı ile ayrıca yüklenici davalıya duyurulmuştur.
15.4.1995 tarihinde teslim olunan 3.000 adet çıtanın bilirkişiye muayene ettirilmesi için 18.4.1995 tarihli başvuru herhalde niteliğine göre işin mutad seyrine uygun olup, gecikmeden söz edilemez. Bunun karşı tarafa duyurulması da, raporun 28.4.1995 tarihinde alındığı düşünülürse yine geciktirilmeden yerine getirilmiştir.
BK.nun 362. maddesinde yapılan şeyin "kabulünü" müteakip yüklenicinin sorumluluktan kurtarılacağı hükmü yer almış olup, bu hükümdeki "kabul" aynı Kanunun 359. maddesinde yer alan "teslim" ile eş anlamlı değildir. Yapılanın teslim alınması onun kabulü anlamını taşımaz. Yeter ki işin mutad cerayanına göre imkan bulunur bulunmaz muayene edilmemiş veya edilip karşı tarafa durumu iletilmemiş olsun. Bu sebeple mahkemenin 362. maddede yer alan kabulün varlığını olayımızda varsayması ve buna dayanarak davayı reddetmesi kanuna aykırı olmuştur.
Yapılacak olan işin esasına girip-icabında bilirkişi görüşüne de başvurup, mahiyeti itibarıyla BK.nun 360. maddesinin 2. fıkrasında yerini bulan fiyattan tenzil istemine göre ödenmeyen çekten ayıbına denk oranla bedelsizliğe hükmetmekten ibaretken isabetli olmayan görüşle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.4.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy