(818 S. K. m. 1, 3)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Av.T.O. ile davalı vekili Av. S.Ö. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının taşeron sıfatıyla işi üstlenmek için davalıya teklif mektubu verdiği gerçektir. Akdin teşekkülü için davalı yanın bu teklifi (icabı) koşulsuz kabulüne dair irade açıklamasının varlığı zorunludur. Oysa davalının 14.3.1995 tarihli yazılarında 9.9.1994, 13.10.1994, 27.1.1995, 17.2.1995 tarihli yazılar tekrar edilerek teklife ek olarak bir kısım belgelerin gönderilmesi, bu belgeler gönderilmediği takdirde teklifin dikkate alınmayacağı davacıya bildirilmiş, davacı anılan belgeleri gönderdiğini kanıtlayamamıştır. Bunun sonucu, fiilen başladığı işle ilişiği kesilmiştir. O halde yanlar arasında sözleşmenin vücut bulduğunun kabulüne dair bilirkişi görüşünde isabet yoktur. Bu hususun tespiti doğrudan mahkemeye aitken, bilirkişi raporundaki hatalı bu tespite bağlı kalınarak sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki; verdiği teklif üzerine ilerde sözleşme yapılacağı inancı ile davacının fiilen işe başladığı da açıktır. O halde mahkemece yapılacak iş; öncelikle mahallinde teknik bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak mevcut belgelerden de yararlanılarak davacının yaptığı işlerin saptanması, bunlardan davalının mal varlığında artışa neden olanın yapıldığı tarih itibariyle ve mahalli rayiçlerle bedelinin hesaplattırılması ve Türk Lirası üzerinden bulunacak bu bedele sebepsiz mal edinme kurallarına göre tahsil kararı vermekten ibaret iken, orta yerde bir sözleşme ve dolayısıyla yabancı para borcu bulunmadığı halde Ankara'da oturan bilirkişilerin evrak üzerinden takdir ettikleri iş miktarına göre yabancı para üzerinden yazılı biçimde hükme varılması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle sair itirazların reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 6.000.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22.6.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy