(818 S. K. m. 213, 355) (743 S. K. m. 634) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat .... ile davalılar vekili avukat .... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasındaki sözleşmenin-Müellifin Ücret ve Hakları-başlıklı 4.maddesinde İşveren, MİP'in tanzimi onaylattırılması, parselasyon ve aplikasyon işleri ile bu parselasyonun tapu siciline tescili ile müstakil tapuların alınması ve sair hizmetler karşılığı olarak, bu teklife konu olan tarlaların uygun göreceği yerinden % 6 (yüzde altı)'sını brüt devir esnasındaki resmi rayiç bedeli üzerinden müellife ücret karşılığı olarak bedelsiz devir edecektir... hükmüne yer verilmiştir. Tapu devrinin öngörüldüğü sözleşmenin bu hükmü Noterlik Kanununun 60, Tapu Kanununun 26, MK. nun 634 ve BK.nun 213. maddeleri uyarınca resmi şekilde düzenlenmediğinden davacılara tapu devri açısından bir hak sağlayamaz ise de, sonuçta yanlar, anılan bu hükümle aynı zamanda iş bedelini de kararlaştırılmış olduklarından, davacılar işin geldiği seviyeye göre ve sözleşmeye dayanarak bu bedelin ödetilmesini isteyebilir.
Ne var ki, davacılar, 13.12.1991 tarihli ihtarlarında taşınmaz m2 rayiç değerinin 15.000 TL. olduğunu belirtmişler, davayı ise 22.2.1993 gününde açmışlardır. İhtarname ve dava tarihi arasında geçen zaman içerisinde taşınmaz değerinde artış olması olağan ise de, ihtarnamede bildirilen değerle bağlı olan ve davayı geç açan davacılar artan bu değerden yararlanamaz (BK. m.98 yollamasıyla m.44)
Bu durumda, bilirkişilerden ek rapor alınarak davacıların kabul ettikleri değer olan 15.000 TL/m2 üzerinden işin geldiği seviyeye göre davacılar alacağı hesaplattırılmalı, böylece sonucuna uygun bir hükme varılmalıdır. Değinilen bütün bu yönler üzerinde durulmaksızın davanın yazılı şekilde kabulü bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2.bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, 1. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının reddine, 750.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak, davalılara verilmesine, istekleri halinde ödedikleri temyiz peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine, 1. bentten oybirliği ile , 2. bentten bozmada oybirliği nedeninde oyçokluğu ile 3.12.1998 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasındaki Anlaşma başlıklı sözleşme, mevzii imar planının tanzimi, tasdikinin sağlanması, buna göre aplikasyonlarının yapılarak tapu siciline tescili ve yeni tapularının temini işlerine ilişkin olup, bedeli ise 4.madde uyarınca ... tarlaların uygun görülecek yerinden % 6'sının devri dir. Daha açık bir ifadeyle, taşınmaz mülkiyetinin devridir.
Bedel olarak taşınmaz mülkiyetinin devrini öngören istisna (eser) sözleşmeleri, mülkiyetin nakli borcunu içerdikleri için resmi biçimde (M.K.m.634, B.K.m.213, Tapu Kanunu m.26, Noterlik Kanunu m.60) yapılmış olmadıkça geçerlilik kazanamazlar (B.K.m.11/II). Ancak, edimlerin ifasından sonra, taraflardan birinin, sözleşmenin şeklen geçersizliğini ileri sürmesi, M.K.'un 2.maddesi karşısında himaye görmez ve artık geçerli bir sözleşme varmış gibi, sözleşme hükümleri uygulanır.
Bir sıhhat şartı olarak, sözleşmelerin geçerliliği, re'sen göz önünde bulundurulur.
Geçersiz sözleşmelerin ifası istenemeyeceği gibi, geçersizliğinin tespiti dışında, feshi de istenemez. Taraflar, geçersizlik nedeniyle birbirlerine verdiklerini iade ile yükümlüdürler. Bir iş yapılmış ve karşı taraf da bu işten yararlanmış ise, yararlanılan iş için sözleşmedeki bedel ödenemez. Zira doğmamış ve hiç geçerlilik kazanmamış bir sözleşmenin yine geçerlilik kazanmamış bir hükmüne dayanılarak, o hükümde gösterilen bedel, para dahi olsa ödenemez. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme, noterde düzenleme biçiminde düzenlenmediği için geçerli değildir. Bu sözleşme ile üstlenilen edimler, her ne sebeple olursa olsun, "ifa" edilmediği için, Medeni Kanun'un 2. maddesine dayanılarak, sözleşme hükümlerinin uygulanması istenemez. Ani edimli istisna (eser) sözleşmelerinde ifa, bir bütündür. Ancak, üstlenilen eserin bitirilip, teslimi halinde ifa gerçekleşir. Daha önceki çalışmalar, bir kısım işlerin yapılması; ifa olmayıp, ifaya hazırlıktır. Bu nedenle, olayda kısmı ifadan da söz edilemez.
Bu durumda, davacı yüklenicilerin ifaya hazırlık safhasında yaptığı ve davalıların yararlandığı işler varsa, bu işlerin karşılığı, ilgili meslek kuruluşunun, işin yapıldığı tarihteki asgari ücret tarifesine göre belirlenip, hüküm altına alınması gerekirken, geçersiz sözleşmenin geçersiz hükmüne itibar edilerek bedel tayini doğru olmadığından ve hükmün bu nedenle bozulması gerektiğinden, sayın çoğunluğun (2.) bentteki bozma gerekçesine katılamıyoruz.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy