(6762 S. K. m. 637) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı N. A. ile davalı vekili Av. A. M. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ile davalı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştır. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava taraflar arasındaki sözleşmenin teminatı olarak verilen 500.000.000 TL'lik bonodan dolayı yapılan icra takibinden davacının borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. İcra takibinde asıl alacak dışında senedin vade tarihinden itibaren hesaplanan 1.040.000.000 TL işlemiş faiz alacağı da talep edilmiştir. Kural olarak TTK'nin 637. maddesi uyarınca senedin vade tarihinden itibaren faiz talep edilmesi mümkün ise de, icra takibine konu senet teminat işlevi amacı ile verilmiş olup, bu senedin kesin bir borç ikrarını havi senet olarak düşünülmesi mümkün değildir. Bu nedenle gerçekleşen alacağın teminat işlevinin anlaşıldığı tarihten itibaren temerrüt faizine tabi tutulması gerekir. Olayda davacı icra takibi ile temerrüde düşürülmüş sayılacağından, mahkemece işlemiş faiz alacağına ilişkin davanın da kabulüne karar verilmesi gerekmekte olup, belirtilen bu husus bozma nedeni ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç bulunmadığından, HUMK'nin 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı sebeplerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün 1. fıkrasına (davacının 1.040.000.000 TL işlemiş faiz nedeniyle yapılan icra takibinden de borçlu bulunmadığını tespitine, takibin 300.000.000 TL asıl alacak üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlarda % 78'i geçmemek üzere reeskont faizi ile devamına) cümlesinin eklenmesine ve hükmün ilave edilmiş bu hali ile düzeltilerek ONANMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına 25.3.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy