(2004 S. K. m. 67)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davalı, karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından 4.3.1996 tarihinde boyanmak üzere teslim edilen 2650 adet şort'un boyanarak 6.3.1996 tarihinde irsaliye ile davalıya teslim edildiğini, işçilik bedeline ilişkin aynı tarihli 96.904.750 TL'lik fatura bedeli ödenmediğinden, 2.5.1996 tarihinde ihtar keşide edildiğini, ihtara rağmen ödeme yapılmadığından, 9.5.1996 tarihinde faturaya dayalı olarak icratakibi yapılmış ise de, davalının takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini beyanla, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, % 40 icra-inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında; 4.3.1996 tarihli irsaliye ile 2650 adet şort parça boya yapılması için davacıya teslim edilmiş olup, mallar henüz davacı elinde iken boya bozuklukları tespit edildiğinden, davacının uyarıldığını, davacı malları 6.3.1996 tarihli irsaliye ile teslim ettiğinde 1325 adedinde hata tespit edildiğinden, 8.3.1996 tarihli irsaliye düzenlenerek davacıya tamire gönderildiğini, davacının ise 9.3.1996 tarihinde tamir etmden iade ettiğini, bozuk malların ancak 720 adedi ihraç edilebilmiş olup, 1930 adedinin davalı elinde kaldığını, davacı hatasını tamir için malları tekrar istediğinden, 1894 adet şort 2.4.1996 tarihli irsaliye ile gönderilmiş ise de, yine hatalı olarak iade edildiğini, ihraç edilemeyen 1894 adet şort'un halen davalı deposunda bekletildiğini, davacı fason ücretine hak kazanmamış olup, fason ücretinden daha fazla zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş. 20.6.1996 tarihli mukabil davasında ise, davacının hatalı boyama işlemi neticesi 1894 adet 54 tel ham poplinden dikili şortlar ihraç edilemediğinden ve elde kalan bir şort'un ihraç bedeli 345.000 TL olduğundan, 653.430.000 TL kazanç kaybının temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna atıf yapılarak asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 96.904.750 TL üzerinden ve % 58 reeskont faizi yürütülmek koşulu ile itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra-inkar tazminatı 38.761.900 TL'nin davalıdan tahsiline, mukabil davanın ise reddine dair verilen karar davalı ve mukabil davacı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan 5.5.1997 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davalı elinde bulunan şortlar üzerinde inceleme yapılarak % 100 pamuktan mamul şortlarda fermuar ve düğmelerin temas ettiği yerlerde paslar görüldüğü, şortların diğer bazı yerlerinde de pas lekelerine rastlandığı, bu hataların boyadan sonra uygulanan kurutmaameliyesinin eksikliğinden kaynaklandığı ve açık ayıp niteliğinde olduğu belirtilmiş, boyandıktan sonra 6.3.1996 tarihinde davalıya teslim edilen şortlar nedeniyle davalı 9.3.1996 tarihli iade irsaliye düzenlemiş ise de ayıp ihbarının süresinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı, 4.3.1996 tarihli irsaliye ile boyanmak üzere teslim aldığı 2650 adet şort'u boyayarak 6.3.1996 tarihinde davalı firmaya teslim etmiş, davalı ise şortların 1325 adedini hatalı boyandığı için 8.3.1996 tarih, 428117 nolu irsaliye ile iade etmiştir. Bilirkişilerin iade irsaliyesi tarihini 9.3.1996 olarak kabul etmeleri zuhule müstenit olup, imalatın miktar ve mahiyetine göre 2 gün içinde iade suretiyle yapılan ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü gerekir. Bu durumda davacının hatasız olarak teslim ettiği mallar nedeniyle talep etmekte haklı olduğu fason işçilik bedeli ile davacının hatalı boyama işlemi neticesi davalı elinde kalan ve ihraç edilemeyen şortlar nedeniyle uğranılan zarar yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre asıl ve mukabil dava yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden ve likit bir alacaktan söz etmek mümkün olmadığından, İİK'nin 67. maddesi uyarınca icra-inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken, kabulü doğru görülmemiş karar bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı ve mukabil davacı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı karşı davacıya geri verilmesine 18.3.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy