(818 S. K. m. 101, 108)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı iş sahibi 23.9.1992 tarihinde açmış olduğu asıl davada fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutmuş, saklı tutulan kısımla ilgili olarak 11.11.1997 tarihinde açılan ek dava irtibat nedeniyle asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir. Birleştirilmesine karar verilen davalar birlikte görülmekle beraber birbirlerinden bağımsız niteliktedir. Bu itibarla birleştirilen her bir dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken birleştirilen davadaki talepler bir bütün olarak mütalaa edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3- Dairemizin 3.7.1995 gün 1995/1882-4072 Sayılı bozma ilamında sözleşmenin davacı iş sahibi tarafından feshedilmiş olması nedeniyle davacının sözleşmenin ifa edilmemesinden dolayı uğradığı olumlu (müsbet) zararlarını isteyemeyeceği, ancak BK.108 md. uyarınca fesih yüzünden uğradığı menfi zararlarını talep edebileceği vurgulanmış, mahkemece bozma ilamına uyulmuştur. Müsbet zarar alacaklının gereği gibi ve vaktinde olan ifaya taalluk eden menfaatine tekabül eder, kira tazminatı da müsbet (olumlu) zarar niteliğindedir. Bu itibarla davacının asıl davada 15.000.000 TL., birleştirilen davada ise 10.000.000 TL. olan kira tazminatı taleplerinin reddi gerekirken uyulan bozma ilamına aykırı biçimde hüküm altına alınması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
4- Davacı iş sahibi, birleştirilen davasında, bilirkişi incelemesi ile belirlenen 71.754.110 TL. alacağın ilk dava tarihinden itibaren ikinci davanın açıldığı tarihe kadar işlemiş faizi olan 74.927.827 TL. nın da ödetilmesini istemiş, mahkemece bu doğrultuda hüküm tesis edilmiştir. Dava tarihinden önceki bir tarihten itibaren faize hükmedilebilmesi için borçlunun BK.101/1 maddesi uyarınca temerrüde düşürülmesi gerekir. Asıl ve birleştirilen dava tarihlerinden önce davacı iş sahibi davalıya ihtar keşide ederek usulen temerrüde düşürmediğinden ve açılan ilk dava saklı tutulan haklar yönünden temerrüt oluşturmadığından ikinci olarak açılan ve birleştirilen davada işlemiş faiz olarak 74.927.827 TL. ya hükmedilmiş olması da bozma nedenidir.
O halde, mahkemece yapılacak iş; yukarda değinildiği üzere birleştirilen her bir dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurularak, uyulan bozma ilamına uygun olarak düzenlenen 21.6.1997 tarihli bilirkişi raporuna göre asıl dava nedeniyle 33.378.000 TL., birleştirilen dava nedeniyle de 38.376.110 TL.ya her bir davanın açıldığı tarihlerden itibaren yasal faizi ile hükmetmekten ibarettir.
Sonuç: Yukarda (1) bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4). bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde ödediği temyiz peşin harcın temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy