(2004 S. K. m. 16)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Bir senetteki alacağın ya da icra takibine konulan alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek menfi tespit davası açılamaz.
Zamanaşımı defi icra takip halinde ya da alacakla ilgili olarak bir dava açıldığı zaman borçlu tarafından ileri sürülebilecek bir husus olup esasen böyle bir davanın açılmasında da borçlunun hukuki bir yararı mevcut değildir. Yargıtay'ın bazı dairelerince de böyle bir davanın açılamayacağı kabul edilmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.3.1988 gün ve 1143 E. 1171 K. Sayılı ilamı). Öte yandan icra takibinde yapılan tebligatın geçersiz olduğu iddiası da takip hukuku ile ilgili olup, bu konu şikayet olarak icra tetkik merciine götürülebilir. Bu nedenle mahkemenin belirtilen iki noktadan davayı kabul ederek davacının borçlu bulunmadığına karar vermesi yerinde değildir.
Ne var ki, icra safhasındaki bir alacaktan dolayı alacağın esasa ilişkin diğer sebeplerle borç bulunmadığının ileri sürülmesi her zaman mümkün olup mahkemece bu konuda bir araştırma yapılarak davacının yatak odası yapım işinden dolayı borcu bulunup bulunmadığı hususunda tarafların ileri süreceği iddia ve delillerin değerlendirilmesi suretiyle bir sonuca varılması gerekir. Aksine görüşle yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın kabul edilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.02.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy