(818 S. K. m. 356) (3194 S. K. m. 20, 21, 22, 23) (743 S. K. m. 648)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava akdin feshi amacıyla arsa sahiplerince açılmış ve mahkemece toplanan delillere göre inşaat seviyesinin %92'ye getirildiği ve bu aşamada feshin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
İnşaatın ikmal edilmesi, hem fiili açıdan inşaatın tamamlanmasına ve hem de 3194 Sayılı İmar Kanununun düzenlediği kurallarla belediyenin getirdiği ölçülere uygun yapılıp iskan ruhsatının alınmasına bağlıdır. İnşaatın devamı sırasında belediyece iki kere durdurma kararı verildiği ve en son yani karardan sonrada "alınan tadilat "ruhsatına" rağmen 9.11.1998 tarihinde inşaatın yeniden mühürlendiği anlaşılmaktadır. İnşaat yapımı konusunda teknik ve yasal bilgilerle mücehhez olması gereken yüklenicinin, inşaatı yasal bir biçimde bitirip iskan ruhsatı alınabilecek hale getirmesi kendisinden beklenen en önemli ödevdir. %92 seviyeye rağmen inşaat mühürlendiğine göre karardan sonra dahi inşaatta yasal eksikliklerin bulunduğu ortadadır. Bu durumda mahkemenin yaptığı inceleme hüküm tesisine yeterli olmadığından yapılacak iş; yeniden durumun belediyeden sorulması, bilirkişilerden gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle ek rapor alınıp inşaatın ne şekilde yasal hale getirilebileceğinin tespit edilmesi, iskan ruhsatı alınmasına imkan vermeyecek bir durum varsa bu engel fiilen giderilemeyecek durumda ise akdin feshine karar verilmesi aksi takdirde yani ufak tefek bir kısım değişiklikle yasal hale getirilmesi imkanı mevcut ise bu takdirde akdin feshi talebinin reddi ile iskan ruhsatı alınabilmesi bakımından gerekli değişikliklerin yapılabilmesi hususunda önce davalıya süre verilmesi, sonuçsuz kaldığında "avans niteliğinde masrafı davalıya ait olmak üzere" bedeli davalıdan alınarak akdin ifası için davacıya izin verilmesine karar verilmesinden ibarettir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile varılan sonuç doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacılar yararına (BOZULMASINA), 20.000.000.-TL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınıp duruşmada vekille temsil edilen davacılara verilmesine, istekleri halinde ödedikleri temyiz peşin harcının temyiz eden davacılara iadesine, 22.2.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy