(818 S. K. m. 413) (634 S. K. m. 17, 37)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekillerince istenmiş, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla ve eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya tekrar gelmekle okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Gerçekten, 634 sayılı kat Mülkiyeti kanununun 17. maddesi hükmünce, kat irtifak sahiplerinin ortak arsa üzerine yapacakları inşaatın tamamlanması için kendi aralarında veya dışardan bir yada bir kaç kişiyi yönetici olarak tayin etmeleri mümkündür. Anılan kanunun 17/II. maddesi gereği, kat mülkiyeti yöneticisinin görev, yetki ve sorumluluklarına dair hükümler bu yönetici hakkında da uygulanacaktır. Somut olayda; kat irtifakı sahiplerinin 11.2.1996 günün de toplanarak yapının tamamlanması için yönetici atananlara sözleşme yapma yetkisi verdikleri, yöneticilerin de yüklenici ile 4.3.1996 günlü sözleşmeyi yaptıkları ancak, tayin edilen yöneticilerin sözleşmeden evvel kat irtifakı sahipleri kuruluna sözleşme kapsamına ilişkin bir işletme projesi hazırlayarak, bu projede işin tamamlanmasını gerektiren tahmini giderlerle, muhtemel diğer giderleri göstermedikleri, dolayısıyla işletme projesini kat irtifak sahiplerinin incelemesine ve proje hakkında karar vermelerine (634, sayılı Kanun m. 37) olanak tanımadıkları görülmektedir. Bu bakımdan, davacı yüklenicinin kat irtifak sahipleri yöneticileri ile yaptıkları sözleşmenin davalıyı bağlayıcı bir yanı olmadığından, davacı bu sözleşmeye dayanarak davalıdan ödetme talebinde bulunamaz. Ancak, BK.nun 413. maddesi uyarınca, iş sahibinin yararına yapılmış olan bir işte, yapan kimsenin zaruri ve faydalı bulunan bütün masraflarını faizi ile birlikte isteme hakkı vardır. O halde mahkemece, yerinde yeniden keşif yapılarak işin projesinden de yararlanılmak suretiyle bilirkişilere davalı yararına yapılmış olan faydalı ve zaruri işlerin metrajı çıkartılmalı ve bunların yapıldığı arihteki rayiçleri esas alınarak bedelleri hesaplattırılıp, bulunacak bu bedel hüküm altına alınmalıdır. Bütün bu yönler üzerinde durulmaksızın yanlar arasında davalıya bağlayıcı bir sözleşme varmışcasına, iş bedelini sözleşme hükümlerine göre bulan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak davanın yazılı şekilde kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2. bendde açıklanan nedenlerle davalı yararına (BOZULMASINA) 1. bend gereğince diğer temyiz itirazlarının reddine, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.3.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy