(2004 S. K. m. 277, 283)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacı T.T. Bankası A.Ş. ile asıl borçlu K. Profil San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan 13.4.1995 ve 2.5.1995 tarihli kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan borçlu R. G.'nin aleyhinde yapılan icra takibini sonuçsuz bırakmak amacıyla Kadıköy Kozyatağı, 147 parseldeki 8. kat, 64 nolu bağımsız bölümü ve Kadıköy, Suadiye, 8 parseldeki 6. kat 21 nolu bağımsız bölümü 4.1.1996 tarihinde davalı A. A.ya satması sebebiyle yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı A. A. vekili, davacı banka tarafından aynı davalılar aleyhine, aynı tasarrufların iptali için İstanbul Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nde 1996/511 Esas sayılı dava açıldığını, davanın derdest olduğunu ileri sürerek işbu davanın derdestlik yönünden reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, aynı konuda ve aynı kişiler arasında İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/511 E. kayıtlı dava açıldığı ve tasarrufların iptaline dair karar alındığı, yine İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1996/514 Esas sayılı dosyasında da aynı yolda karar alındığı, tasarrufun iptaline, ancak bir defa karar verilebileceği gerekçesi ile dava reddolunmuş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nin 277 ve sonradan gelen maddelerine dayanılarak açılmış bulunan iptal davası olup, bu davalardan maksat İİK'nin 283. maddesinde öngörüldüğü üzere, davacının iptal davası, sabit olduğu takdirde bu davaya konu mal üzerinde cebri icra yolu ile takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olmak kaydıyla hakkını almak yetkisini kazanmak ve davanın konusu taşınmaz olduğu takdirde davalı 3. kişi üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilmektedir.
Somut olayda davacı alacaklı vekili İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 1996/8468 Esas sayılı takip dosyasına dayanarak (13.4.1995 ve .5.1995 tarihli kredi sözleşmelerine istinaden) tasarrufun iptali davası açmış olup, başka alacaklara dayalı daha evvelki takipler nedeniyle açılan davalar sonucu (İstanbul 2. As. H. 1996/514 E. ve İstanbul 3. As. H. 1996/511 E.) aynı tasarrufların iptaline karar verilmiş olması nedeniyle kesin hükümden ve derdestlikten söz edilemez. Başka bir alacaklının takibi ya da aynı alacaklının başka bir takibi nedeniyle aynı tasarrufun iptal edilmesi mümkündür. Bu itibarla mahkemece, bir tasarrufun iptaline ancak bir kez karar verilebileceğinden söz edilerek davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları, dava şartlarının oluşup oluşmadığı göz önünde tutulmak, iptali istenen 4.1.1996 tarihli tasarruflardan Kadıköy, Suadiye, 8 parseldeki 6. kat 21 nolu bağımsız bölümün sonradan 8.5.1996 tarihinde el değiştirdiği ve A. A. tarafından dava dışı F. G. S.ye satıldığı nazara alınarak, davacı yanca davaya dahil edilmesi istenildiğinde bu kişi ile diğer davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan önel verilip kendisine tebligat icrasıyla davaya devam edilmek, bu yol benimsenmeyip talep değere hasrediliyor ise buna göre hüküm kurulmak (İİK mad. 283/2), İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan 1996/933 Esas sayılı itirazın iptaline ilişkin dava sonucu da beklenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.3.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy