(657 S. K. m. 34, 225) (2547 S. K. m. 33, 34, 37) (818 S. K. m. 161/son)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı Fatma Özlem Okdemir'in davacı üniversite adına ABD-Pepperdina University'de Ağustos 1994 ila Ağustos 1996 tarihleri arasında yüksek lisans yapmak üzere gönderildiği, süre bitiminde çağrıldığında, taahhüt ettiği zorunlu hizmeti yapmaktan kaçındığı ileri sürülerek, alınan taahhütname gereğince yapılan giderlerin iki katı olan 199 508.58 ABD dolarının diğer davalılardan kefaletleriyle sorumlu oldukları miktarla sınırlı olarak birlikte tahsili dava edilmiştir.
Davalılar vekilince verilen cevapla, giderlerin talep edilen kadar olmadığı, sonradan yürürlüğe giren ve 4160 Sayılı Kanunla 657 Sayılı Kanuna Ek.34.madde hükmünce giderlerin iki katının talep edilemeyeceğinden bahisle davanın reddi istenilmiş, Mahkemece değinilen 34. madde hükmüne uyularak giderler toplamı 99 754.29 ABD dolarının tahsiline, fazla istemin reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendi kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-657 Sayılı Kanuna Ek 34.Maddeni 160 Sayılı Kanunun 6. maddesinin ( d ) bendi hükmünce kanunun yayım tarihi olan 5.8.1996 tarihinde yürürlüğe girdiği duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıktır. Davacının yurt dışına gönderilirken verdiği taahhütname ise 23.12.1993 tarihlidir. Özel hukuk hükümlerince üstlendiği edimin daha sonra yürürlüğe giren yasayla bir taraf yararına değiştirilmesi düşünülemeyeceğinden mahkemece anılan yasa hükmüne göre karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Ne var ki; davalı Fatma 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu hükümlerince yurt dışına gönderilmiştir. Bu yasa uyarınca üstlendiği zorunlu hizmeti yerine getirmediğinde taahhütname vermemiş olsaydı 657 Sayılı Yasanın 225.maddesince ödemekle sorumlu olduğu miktar kendisine yapılan giderler ile bunun % 50 fazlası cezai şarttan ibarettir. Buna göre taahhütname tarihinde yabancı para borcundan söz edilmeksizin yasanın getirdiği cezai şart, giderlerinin % 50'sidir. Oysa taahhütnamede yabancı para borcu üzerinden ve % 100 cezai şart öngörülmüştür. Kurumca tek yanlı hazırlanmış ve "genel işlem şartı" niteliğinde konulan bu oranda cezai şartın fahiş olduğu ortadadır. Bu noktadan hareketle taahhütnamede ki cezai şartın Bk.nun 161/son maddesince ve hakkaniyete uygun biçimde indirilmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken yürürlülük tarihi itibariyle olaya uygulanması mümkün olmayan yasa hükmüne dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi isabetli olmadığından temyiz edilen kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1.bendde yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bendde yazılı açıklanan husustan ötürü temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 23.9.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy