(2886 S. K. m. 12) (818 S. K. m. 365)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Taraflar arasındaki sözleşmenin eki özel ve teknik idari şartnamenin 11. maddesindeki resmi fiyat farkları "akaryakıtın 1200 kg. yuvarlak demirin 5500 kg. çimentonun 35 ton olarak kullanılacağı varsayılarak" bilirkişilerce hesaplanmıştır. Bilirkişiler bu kalemle ilgili alacaktaki uyuşmazlığın, idarenin şartnamede belirtilen bu malzemelerin fiilen kullanılan miktarlarına fiyat farkı uygulamasından kaynaklandığını açıklamışlardır. Ne var ki bu hükmün şartnamede belirtilen malzemelerce ister kullanılsın ister kullanılmasın belirtilen miktarlara göre hesaplanacağı şeklinde yorumlanması mümkün olmayıp davalının uyguladığı gibi inşaatta kullanılan gerçek malzeme miktarlarının baz alınması gerektiğinden mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak ve lüzum görülüyorsa yerinde keşif yapılarak davacının yüklendiği iş kapsamındaki her bir konutta kullanılan malzemenin (akaryakıt, yuvarlak demir ve çimentonun) gerçek miktarı saptanmalı bunlara sözleşmeye göre uygulanacak fiyat farkı hesaplattırılarak alacak borç ilişkisi hakkında sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Aksine hareketle ve sözleşmenin yorumunda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir
Sonuç: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bend gereğince hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 23/9/1999 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISIDIR
Çekişme eser sözleşmesinden doğmuştur. Sözleşmede davacının yapımını üstlendiği göçmen konutlarında bedelin götürü ve birim fiyatın 540.500 TL/m2 olduğu belirtilmiştir: Bunun yanında, sözleşmenin eki olup 2886 Sayılı Yasa'nın 12. Maddesi hükmünce davalı Bakanlık tarafından tek yanlı hazırlanmış Özel Teknik ve İdare Şartnamesinin 11. Maddesiyle konut başına 1200 kg. mazot, 5500 kg. 12'lik demir ve 35 ton çimento "hesabı ile kabul edilerek" malzeme fiyat farkı ödeneceği kabul edilmiştir. Bu haliyle götürü bedel metrekare için 540.500 TL. ile anılan cins ve miktarda malzemenin fiyat farkından ibarettir. Bk.nun 365. Maddesi hükmünce yanlar bu koşula işin yapımında bu bedelin ödenmesinde kendilerini serbest iradeleriyle bağlamışlardır.
Davalı her türlü hesabını yapmış, tek yanlı fiyat tespit etmiş, davacı yan da bu fiyatla işi yapabileceğini kabul etmiştir: İşin vardığı son aşamaya değin ödemeler buna göre yapılmış, kesin hesap çıkarılmıştır.
Her bir konutta kullanılan malzeme miktarına göre fiyat farkı verilmesi düşünülmüş olsa idi, şartnameye anılan değerlerinin konulmasına gerek kalmazdı. Yanlar genel kuraldan ayrılarak 88/13181 Sayılı Bakanlar K. Kararının 9.1 Maddesi hükmüne uyarak malzeme fiyat farklarının ne şekilde ödeneceğine dair özel hükümde birleşmişlerdir. Çoğunluğunun kabulü gibi, bu kadar malzeme kullanılacağı "varsayılmış"; diğer anlatımıyla öngörülmüş değildir. Bu miktar ve cins malzeme baz alınarak fiyat farkı ödeneceği kararlaştırılmıştır. Şartname hüküm duraksamaya ve başka bir yoruma açık olmayacak kadar nettir.
Başbakanlık müfettişlerince saptanan hususlar, tutarsızlığı merciince kabul gördüğünde Bakanlığın kendi bünyesi içinde halledilecek konulardır. Şartnameye böyle bir hükmün konulmasında davacı yanın iştirakinin varlığı her halde söylenemez.
Açıklanan bu nedenlerle ve "ahde vefa" ilkesine öncelikle devletin uyması onu üstün kılacağından, "hukukun üstünlüğü" ilkesi de bunu gerektirdiğinden sözleşme yazılı miktar malzeme fiyat farkının yükleniciye verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı görüşüyle kararın onanması oyundayım.
Full & Egal Universal Law Academy