(3095 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 355, 358)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı- k.davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı kooperatif, 13.4.1989 tarihinde davalı Limitet Şirket ile yapım sözleşmesi addolunduğunu, davalının aldığı avansları inşaatta değil kendi işlerinde kullandığını, kötü imalat yaptığını, borçları nedeniyle acze düştüğünü, teminat da göstermediğini bu yüzden akdin feshedildiğini ve davalıya fazla ödeme yapıldığını belirterek (2.950.166.410) liranın davalı yüklenici şirket ile kooperatifin eski yöneticileri konumunda olan diğer davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemekle birlikte yüklenici şirket açtığı karşı davasında ise feshin haksız olduğunu ileri sürerek kar kaybı ve ödenmeyen alacaklarından dolayı (13.246.564.141) liranın davacı kooperatiften tahsilini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişiler kurulu raporuna dayanılarak asıl davanın reddine, karşı davanın ise (10.316.324.000) liralık bölümünün kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı (karşı davalı) kooperatif vekillerince temyiz olunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı (karşı davalı) kooperatifin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Mahkemece akdin feshinde kooperatif kusurlu bulunarak, davalı ve karşı davacı yüklenici yararına kar kaybına hükmedilmiş ise de yüklenici tarafından SSK'ya verilen 24.1.1994 günlü dilekçede işlerin tamamlandığı ve ilişiğin kesildiği bildirilmiş, yanlar arasında yapılan (22.8.1994) günlü ek sözleşmeden sonra ise icra takiplerine maruz kalan yüklenici ihtara rağmen kooperatife gerekli teminatları vermemiş böylece güvenini yitirmiş olmakla akdin feshinde her iki yanın da ortak kusurlarının bulunduğunun kabulü gereklidir. Bu durumda yüklenicinin fesihten dolayı istediği kar kaybına ilişkin miktarların reddedilmesi yerine, kar kaybına hükmedilmesi bozma nedenidir.
3- 6019 Sayılı kararname, 1.7.1994 ile 31.12.1994 tarihleri arasındaki dönemde uygulanmak üzere 8/13181 sayılı kararnamenin eki olarak çıkartılmıştır. Dolayısıyla sözleşmelerinde 8/13181 sayılı kararname esasları benimsenen işlerde 6019 sayılı kararname hükümleri de uygulanacaktır. Dava konusu olayda da bilirkişilerce yüklenici alacağı hesaplanırken mezkur kararnameden dolayı fiyat farkları uygulanmıştır.
Ancak, yanlar arasındaki sözleşmede 8/13181 sayılı kararnamenin sözleşmenin eki olarak kabul edildiğine dair hiçbir hüküm yoktur. Uygulamada da 13181 nosuyla bir fiyat farkı verildiği hiçbir hak edişe yazılmamıştır. İşin bedeli ve fiyat farklarında farklı bir yöntemin uygulandığı, hatta birim fiyatlara %10 ekleneceği, ek sözleşmeyle de %10 olan fiyat farkının %5 olarak uygulanacağı belirtilmiştir. Bu durumda yıl içi fiyat farklarının uygulanması kararnamenin sözleşme eki olduğunu kabule elverişli bulunmadığından bilirkişilerce yüklenici alacağına 6019 fiyat farkı nosuyla hesaplanan miktarın eklenmesi de yerinde bulunmamaktadır.
4- Öte yandan kooperatifçe icra dosyalarına yapılan ödemelerin araştırılarak varsa yüklenici alacağından düşülmesi ve sonucuna göre kalanına hükmedilmemiş olması da doğru değildir.
5- Karşı davacı yüklenici dava dilekçesinde ticari faiz talep ettiği ve bunun oranı 3095 sayılı kanunun 1 nci maddesi uyarınca 1.1.1998'e kadar %30 bundan sonrası için %50 iken mahkemece talebi aşılarak reeskont faizine hükmedilmesi de yasaya ve talebe aykırı olmuş, belirtilen nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.nci bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3, 4 ve 5 nolu bentler gereğince hükmün temyiz eden davacı (ve karşı davalı) kooperatif yararına, davalı (ve karşı davacı) yüklenici şirket aleyhine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı karşı davalıya geri verilmesine,04.10.1999 gününde oybirliği ile karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy