(743 S. K. m. 930)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar Levent, Samiye, Ersin vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici davalılardan Fevziye ...'ın 20/40 paydaşı bulunduğu 20 parsel üzerine 22.11.1994 günlü sözleşmeyle kat karşılığı inşaat yapım işini üstlendiğini, bu sözleşmeyle arsa sahibinin inşaatın kabası bittiğinde pay devrini taahhüt ettiği halde yapmayarak tüm payını diğer davalılara geçirdiğini bu işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürerek davalılar üzerindeki arsa payının iptali ile adına tescilini istemiş, Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılara yapılan tapu devirlerinin muvazaalı oluşu, ne var ki, yüklenici bakımından da bu aşamada tapu tescilini talep etme hakkı doğmadığından davalılar Levent, Saniye ve Ersin paylarının iptali ile bunların arsa sahibi davalı Fevziye adına tesciline karar verilmiş, hüküm Fevziye dışındaki davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ve davalılardan Fevziye ile dava dışı Nazım arasında akdolunan 22.11.1994 günlü kat karşılığı inşaat sözleşmesinin - satışı vaat edilen hissenin ferağ zamanını - düzenleyen 1. maddesinde satış vaadinde bulunan taraflar satışa konu hissenin ferağ tarihini kaba inşaat bittikten ve kat irtifakı kurulduktan sonra ilgili tapu dairesinde vermeyi yüklenir. Ancak ferağ edilen hisse üzerine veya kurulacak kat irtifakı ile müteahhide bırakılacak daireler üzerine satıcı lehine birinci derecede teminat ipoteği tesis edilerek ve bu ipotek inşaat ilerledikçe kısım kısım kaldırılacaktır hükmüne yer verilmiştir. Bilirkişi raporuna göre inşaat % 55 düzeyine getirilmiş, yapının kaba inşaatı tamamlanmıştır. Dosya kapsamından ise kat irtifakının henüz kurulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın az yukarıda yazılan sözleşme hükmü ve ortaya çıkan olgular çerçevesinde, yapıda kat irtifakının kurulması sağlanarak ve sözleşmenin 8. maddesiyle kararlaştırılan paylaşım şekli gözetilmek suretiyle ve yükleniciye ait bağımsız bölümlerde arsa sahibi yararına birinci derecede teminat ipoteği tesis edilip, yüklenici payının adına tescili hüküm altına alınarak giderilmesi gerekirken, davanın yazılı şekilde sonuçlandırılması yanlar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olmuştur. Ne var ki, hüküm davacı yüklenici ile arsa sahibi davalı tarafından temyiz edilmediğinden, bütün bu yönler bozma sebebi yapılmamış, yanılgıya değinilmekle yetinilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar Levent, Samiye ve Ersin'in diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Üzerine inşaat yapılması kararlaştırılan 20 parsel sayılı taşınmazdaki davalı Fezviye payı 20/40'dan ibarettir. 22.11.1994 günlü sözleşmede arsa sahipleri ile yüklenici arasındaki paylaşımın % 50'şer oranında olması kararlaştırıldığından arsa sahibi yarı nispetindeki payını serbestçe tasarruf edebilir. Başka bir deyişle yüklenici sözleşme uyarınca arsa sahibine ait payın ancak % 50'sinin tescilini isteyebilir. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak davalılara ait payın yarı oranında iptali yerine, tümünün iptali ve diğer davalı Fevziye adına tescili bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenlerle davalılar Levent, Samiye ve Ersin yararına BOZULMASINA, 1. bent uyarınca diğer temyiz itirazlarının reddine, istekleri halinde ödedikleri temyiz peşin harcının temyiz eden davalılara geri verilmesine, 14.06.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy