(818 S. K. m. 355) (743 S. K. m. 2)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tekiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde veridiği anlaşıldıktan ve eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya tekrar gelmekle incelendi gereği konuşup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazıllara, kararın dayandaığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, yapılan işin bedeliinin eda davası yoluyla istenmesinin mümkün bulunmasına göre, daacılar verilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Eser sözleşmesi, niteliği itibariyle, güven esasına dayanır. İş sahibi, güven duymadığı bir yüklenici ile mevcut ilişkiyi sürdürmek zorunda değildir; yeter kir, bu konuda samimi olsun.
Taraflar arasındaki 17.5.1990 tarihli sözleşmenin 1. maddesine göre; yüklenici H , 13 ve 6. parsellere inşaat yapmayı ve ayrıca aynı tarihli protokolle de arsa sahiplerinin icradaki borçlarını ödemeyi üstlenmiştir. Bu protokol, her ne kadar şeklen geçersiz olsa da, yüklenicinin, arsa sahiplerine verdiği güvenin bir belgesi sayılır. Bu borcun yüklenici tarafından ödenmemesi, güvensizlik doğurduğu gibi; 6 nolu parselin satılması ve dolayısıyla yüklenicinin iki inşaattan ibaret edimini yerine getirememesi sonucunu doğurmuştur. Sözleşme bir bütündür. İfa, her iki parsele inşaat yapılması ve teslimle gerçekleşir. Tek inşaat ifa sayılamayacağından MK.nın 2. maddesinin uygulanma imkanı yoktur.
Arsa sahiplerine güven vermesi gereken yüklenicinin, 1985 yılında ölmüş olan tapu malikinin ismini kullanarak, inşaat ruhsatı için 27.9.1994 günlü belediyeye başvurmaktan yargılanması dahi güven duygusunu ortadan kaldıran bir durumdur.
Ayrıca, arsa sahiplerinin izni ve icazetli olmadan işin bir başka yükleniciye devri, başlıbaşına sözleşmenin ihlali niteliğinde olup, arsa sahiplerine tekbaşına sözleşmeden dönme hakkı verir.
Bu durumda, sözleşmenin feshine (dönme) ve elatmanın önlenmesine (yıkım hariç) karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle bu kalem taleplerinin de reddi doğru olmamıştır. Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün (2.) bendde açıklanan nedenlerle davacılar yararına (BOZULMASINA), davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının ise (1.) bend uyarınca reddine, 9 milyon lira avukatlık ücretinin davalılardan alınaraka kendilerini Yargıtay duruşmasında vekille temsil ettiren davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 4.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy