(3194 S. K. m. 21, 32, 42) (818 S. K. m. 106)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraflar vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Can ve mal güvenliği temin edilmiş binalarda iskanını sağlamak amacıyla getirilen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21.maddesi uyarınca -bazı istisnalar hariç- her türlü bina yapımı, yerel idarelerden ruhsat(izin) alınmasına bağlıdır. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina ve bağımsız bölümler, aynı yasanın 32.maddesi gereğince yerel idarelerce yıktırılır. 42.maddede de kaçak veya ruhsata aykırı bina yapımı imar suçu kabul edilerek, hem yüklenici ve hem de yapı sahibi hakkında cezai yaptırımlar getirilmiştir.
İmar Kanununun hükümleri, kamu düzeni ile ilgili olup, emredici hükümlerdir ve mahkemelerce resen göz önünde bulundurulur.
Bina sahibi, ruhsatsız olarak inşaata başlamasını yükleniciden isteyemez ve onu zorlayamaz. Yüklenici de, ruhsatsız olarak inşaata başlayamaz.
Kaçak veya ruhsata aykırı bina veya bölümlerin, yasa nazarında ekonomik değerleri yoktur. Zira, yasa, bu yapıların yıkılmasını emretmektedir. Yerel idarelerin, encümenlerin yıkım kararlarına rağmen, bazı kaygılarla yıkım kararlarını icra etmemeleri, hiç kimseye bir hak bahşetmez. Yasalara saygılı bina sahibi, mahkemede kal(yıkım) davası açarak, alacağı ilamı icra müdürlüğü kanalıyla yerine getirebilir.
Yasanın, yıkılmasını emrettiği bir yapı veya bölüm üzerinde tarafların korunmaya değer hiçbir hakkı olamaz. Bu nedenle eksik ve fazla işler bedeli ile tescil veya mülkiyetin tespiti davaları mesmu değildir. Davaya bakan mahkeme de yasa hükmünü gözden uzak tutamaz.
Yüklenici, imar durumu ile örtüşen sözleşme uyarınca yasal bir bina yapma taahhüdü altına girdiği için, böyle bir inşaatı yapmakta temerrüdü (B.K. m. 106) varsa, yapı sahibi sadece gecikmeden dolayı gecikme tazminatı (kira kaybı, ceza vs.) talep edebilir.
Somut olayda, davacı arsa sahibi, sözleşmeye aykırı olarak yapılan ruhsatsız(kaçak) katlardan, payına düşen kısmın bedelini talep etmiştir. Bu talep, dinlenemez; ancak, kal istenebilir.
Davanın kabulüne ilişkin karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, 18.11.1999 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy