(3194 S. K. m. 21, 32, 42)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş (...) olmakla (...) gereği konuşulup düşünüldü:
1- (...)
2- Düzensiz şehirleşmeyi ve çarpık yapılaşmayı önlemek, ülke insanının can ve mal güvenliği temin edilmiş binalarda iskanını sağlamak amacıyla getirilen 3194 sayılı imar Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca bazı istisnalar hariç her türlü bina yapımı, yerel idarelerden ruhsat (izin) alınmasına bağlıdır. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina veya bağımsız
bölümler, aynı Yasanın 32. maddesi uyarınca yerel idarelerce yıktırılır. 42. maddede de, kaçak veya ruhsata aykırı bina yapımı "imar suçu" kabul edilerek, hem yüklenici ve hem de yapı sahibi hakkında cezai yaptırımlar getirilmiştir.
İmar Kanunu hükümleri, kamu düzeniyle ilgili olup emredici niteliktedirler. Bu nedenle, mahkemelerce, re'sen göz önünde bulundurulurlar.
Arsa sahibi, ruhsatsız olarak inşaata başlamasını yükleniciden isteyemez ve onu zorlayamaz. Yüklenici de ruhsatsız olarak inşaata başlayamaz. İnşaatın kaçak yapılması halinde, İfa var denemez.
Kaçak veya ruhsata aykırı bina veya bağımsız bölümlerin, yasalar nazarında ekonomik değerleri yoktur. Yerel idarelerin, encümenlerin yıkım kararlarına rağmen, bu kararları yerine getirmemeleri, hiç kimseye bir hak bahşetmez. Bina sahibi, mahkemede kal (yıkım) davası açarak, alacağı ilamı icra müdürlüğü kanalıyla yerine getirebilir.
Yasanın yıkılmasını emrettiği bir bina veya bölüm üzerinde tarafların korunmaya değer bir hakkı olamaz. Bu nedenle, eksik ve ayıplı işler bedeli ile fazla işler bedeli, tescil ve mülkiyetin tespit davaları mesmu değildir.
Yüklenici, imar durumu ile örtüşen sözleşme uyarınca "yasal" bina yapma taahhüdü altına girdiği takdirde, böyle bir inşaatı yapmakta gecikmesi (temerrüdü) halinde, arsa sahibi yıkım dışında sadece gecikmeden dolayı gecikme tazminatı (kira kaybı vs.) talep edebilir.
Somut olayda, yapılan inşaat kaçak olup hakkında yıkım kararı bulunduğundan, kira alacağı dışındaki alacak kalemleriyle ilgili itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün 2. bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ise 1. bent uyarınca reddine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 29.12.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy