(818 S. K. m. 63, 83, 101)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş davalı vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ile davalı vekili ve müdahil vekili geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya tekrar gelmekle incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Yanlar arasındaki sözleşmenin 60.3 maddesi 3. fıkrasında keşif cetvelinde belirtilen birim fiyatlar ile düzenlenecek hakedişlerin ödenecek kısmının yüzdesi ile geri kalan yüzdenin ödeme müddetleri ve varsa gecikme faizine ait miktarların İdare ve yüklenici arasında akdedilecek sözleşme eki anlaşma da tespit edileceği, aynı maddenin son fıkrasında hakediş ödemelerinin, hakediş raporlarının Karayolları Genel Müdürlüğünce tahakkuka bağlandığı tarihteki alan ve ilerde ödenecek olan % 45inin hakedişlerin tahakkuka bağlandığı tarihten geçerli ve ABD doları üzerinden yıllık (Libor + 0.6) faiz ilave edilerek bulunacak toplam bedelin işin bitimi tarihinden itibaren 4. maddede yazılan sistem dahilinde yükleniciye ödeneceği hükümleri bulunmaktadır.
4.Maddede de yüklenici alacakları toplamının yıllık ödemelerle ve ödendiği tarihe kadarki faizleri de üzerine ilave edilerek 5 yıl içinde ve 5 eşit taksitte ödeneceği yazıldıktan sonra, bu maddenin ilk fıkrasına göre yapılacak yıllık ödemeler ve (Libor + 0.6) faiz ilavesiyle birlikte bulunan tutarın ödendiği tarihteki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru ve TL. cinsinden yükleniciye ödeneceği hükmü yer almaktadır.
Aynı konularda yapılan 1.8.1989 tarihli ek anlaşmanın 4. maddesine ise ... yıllık ödemelerle ve ödeneceği tarihe kadarki faizleri de üzerine ilave edilmek suretiyle 5 yıl içinde ve 5 taksitte yukarda belirtilen paragrafa göre yapılacak yıllık ödemeler ve (Libor + 0.6) faiz ilavesiyle birlikte bulunan tutar ödendiği tarihteki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden TL. cinsinden müteahhide verilecektir hükmü konulmuştur.
Ek protokol (2) ile yanlarca imzalı ödeme programı esaslarını gösterir protokolün 18. maddesiyle işin fiili tamamlanma tarihine kadar tahakkuk eden faizler için bu tarihe kadar ödeme yapılmayacağı, faiz senetlerinin de düzenlenmeyeceği, işin fiilen tamamlanma tarihinde ise ana para taksitleri için verilen senet tarihlerine denk gelmek, ilk faiz senedi için fiili tamamlanma tarihini takip eden ilk ana para senet vadesinden başlamak üzere faiz ödemelerinin de başlayacağı kararlaştırılmıştır.
Bu hükümler birlikte ele alındığında, her birinin diğerini teyit ettiği, özetle iş bedelinin ve faizlerin ABD doları cinsinden hesaplanarak ödeme tarihindeki kur üzerinden TL. olarak ödeneceği ve faizlerin işin fiilen tamamlanma tarihinde muaccel alacağı kuralının yanlarca kabul edildiği görülmektedir.
İşin fiilen tamamlanma tarihinin son kez 31.12.1994 olarak tespit edildiği çekişmesizdir. Sözleşmeye göre bu tarih 4.11.1990dır. Ek protokol (2) nin 14. maddesinde, işin uzaması olasılığı düşünülerek bu halde nasıl bir yol izleneceği hükme bağlanmıştır. Buna göre sözleşmede yer alan tarih ile fiili tamamlama tarihi arasında süre 18 ayı geçerse, senet verilmesinin askıya alınacağı, senet vade ve miktarlarının KGM ve KOİ tarafından belirleneceği kararlaştırılmıştır.
Bu duruma göre, işin fiili tamamlanma tarihinden önce faiz ödemesi yapılamayacağından faiz senetleri ödemesinin en erken 1.1.1995 tarihinde başlanması gerekirken, Ek protokol (4) ve (5) te bu tarih birinci kesimde 31.7.1993, ikinci kesimde ise 1.9.1994den başlatılmak suretiyle senetlerin düzenleme tarihinden öncesine ait vade tarihi tespit edilmesi ve Kurumca ödemelerin, geriye dönük olarak kur üzerinden yapılmasının öne sürülmesi çekişmeyi doğurmuştur.
Davacı, 31.7.1995 tarihinde, 31.7.1993-1.9.1994 vade tarihli senetlerin ödenecekleri tarihlerdeki kur üzerinden bedelini talep etmiş, olumlu sonuç alamaması üzerine 19.10.1995 günlü yazı ile davalıya ödeme için üç günlük süre tanımış, bu yoldan direngen duruma düşen davalı Kurum hakkında dava yolunu seçmiştir.
Ek protokolün ödemeleri düzenleyen 18. maddesi son fıkrasında faiz borcuna ilişkin 10 adet senedin düzenlenerek yükleniciye verilmesi yan edim olarak davalıya yükletilmiştir. Faiz senetleri süresinde davalı tarafından düzenlenip davacı yükleniciye verilmediğine göre davacının, vadesinde ibrazla istemde bulunabileceği bir yükümlülüğünden söz edilemez. Davalı, sözleşme ve eklerinde kararlaştırıldığı ve istendiği halde ödemeleri o günün ABD dolar kuru ve TL. üzerinden yapmamakla B.K.nun 83. maddesi hükmüne aykırı davranmış ve aynı Yasanın 101. maddesince direngen duruma düşmüştür.
Ek protokol (2)nin 21. maddesinin 2.fıkrası, ancak senetlerin tanzimiyle vadelerinin tespitinde değinilen hükümlerle kabul edilen kurallara uyulması halinde uygulama kabiliyeti olan bir hükümdür. Aynı Protokolün 18. maddesinin 2.fıkrasında işin fiili tamamlanma tarihinden önce faiz ödemesi yapılamayacağına dair hüküm dikkate alındığında, saptanan vade tarihleri itibariyle davaya konu senetler için 21/2. madde hükmünün uygulama kabiliyetinin varlığından söz edilemez. Kurumca ısrar edilen kur üzerinden ödemeyi kabul etmesi, fazlası için dava hakkını saklı tutması da BK.nun 68. maddesi hükmü karşısında davacı yükleniciden beklenemez.
Açıklanan bu nedenlerle ve başvurulma gereği duyulan bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda davanın kabulü gerekirken, taraf teşkiline ilişkin hatadan ötürü Dairemiz bozması üzerine, bu kez açıklanan sözleşme hükümleri bir yana bırakılarak ve bozmadan sonra değişikliği gerektirir bir kanıt da sunulmadığı halde yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
2- Davalı ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının ise yukarıda yazılı bozma nedenine göre ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2.) bent uyarınca bozma nedenine göre davalı ve müdahilin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 6 milyon lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ile davalıya geri verilmesine, 18.01.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy