(818 S. K. m. 355, 359)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası, yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık BK.nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmıştır. Anılan yasanın 359. maddesi hükmünce, iş sahibinin imal olunan şeyi kendisine tesliminden sonra işlerin mutad cereyanına göre imkânını bulur bulmaz muayene etmesi ve varsa kusurlarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Şayet, iş sahibi, yapılan şeyin tesliminden sonra işlerin mutad cereyanına göre ayıp ihbarında bulunmamış ise, yüklenici sorumluluktan kurtulur.
Somut olayda, davalı ve karşı davacının yapımını yüklendiği boyanmış malzemeleri davacı iş sahibine 31.7.1997-19.08.1997 tarihleri arasında, teslim ettiği, iş sahibinin teslimatın tamamlanmasından hemen sonra 31.7.1997, 6.8.1997 ve 8.8.1997 günlü fatura muhteviyatı boya işlemlerinin ayıplı olduğunu yükleniciye 15.8.1997 günlü noterden gönderdiği yazı ile ihbar ettiği anlaşılmaktadır. Bu ihbarın BK.nun 359. maddesinde öngörülen mutad sürede yapıldığı açık-seçiktir.
Mahkemece, uyuşmazlığın vasıflandırılmasında hataya düşülerek ticari satış ve trampalarda uygulanması mümkün TTK. nun 25 ve yine satım trampa ile ilgili BK.nun 182 ve devamı maddelerinde düzenlenen ayıp ihbarının 8 gün içinde yapılmasına ilişkin hükümlerine dayanılarak iş sahibinin davasının reddi yasaya uygun düşmemiştir.
O halde mahkemece, 20.9.1999 günlü bilirkişi raporunda saptanan davacı alacağı 213.706.000 TL. da hüküm altına alınmalıdır. Öte yandan, yüklenici icra takip tarihinden geçerli olmak üzere %80 oranında reeskont faizi yürütülmesini istemiş, yüklenicinin bu isteği kabul edilmiş ise de, reeskont faizi sabit bir rakama ifade etmeyip, zaman içerisinde değişiklik gösterdiğinden mahkemece yüklenicinin bu talebinin %80 oranını geçmemek üzere ve değişen oranlarda kabulü yerine yazılı şekilde hüküm altına alınmış olması da, bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı ve birleştirilen davanın davalısı iş sahibi yararına BOZULMASINA, 1. bentte, açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının ise reddine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı karşı davalıya iadesine, 12.06.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy