(818 S. K. m. 355, 356, 357, 358)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmasına göre, davacının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Bilirkişi raporundan; inşaatta fiilen yapılan bağımsız bölüm sayısının sözleşmeyle yapımı kararlaştırılan sayıya ulaşmadığı, yapıda 694.786.274.- TL tutarında eksik iş kaldığı, 17.7.1995 günlü inşaat sözleşmesinin 8. maddesine göre yüklenicinin alması gereken yapı kullanma izin belgesinin idare mahkemesi kararıyla vekaletnamenin geçersizliği sebebiyle iptal edildiği, bunun sonucu olarak da onaylanan proje tailatının da geçerliliği kalmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda öncelikle arsa sahibi mirasçılarından tadilat ruhsatının yeniden alınması için dürüstlük kuralları çerçevesinde vekaletlerin sağlanması, tadilat projesi onayı işlemleri ile yapı kullanma izin belgesinin alınması için yükleniciye mehil verilmesi ve böylelikle anılan işlemlerin yaptırılması gerekir. Bütün bunlardan sonra lüzumunda yeniden keşif de yapılarak bilirkişiden ek rapor alınıp inşaat ruhsatının alındığı tarihte binanın sözleşmeye uygun biçimde yapılmasının imar mevzuatı yönünden olanaklı olup olmadığının saptanması, imar engeli nedeniyle fiilen daha az bağımsız bölüm yapılmışsa sözleşmede kararlaştırılan oranlara ve hakkaniyete uygun şekilde bu bağımsız bölümlerin taraflara paylaştırılması, şayet imar açısından bir engel yokken yüklenici sözleşmedekinin aksine daha az bağımsız bölüm üretmişse arsa sahiplerine sözleşmede öngörülen sayıda bağımsız bölüm verilerek diğerlerinin yüklenici adına tescili ve her iki halde de depolar ile eksik işler tutarının arsa sahiplerine ödenerek birlikte ifa suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi gerekirken çekişmeyi ortada bırakır şekilde davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (2.) bentte yazılı nedenlerle davacı yararına (BOZULMASINA), (1.) bent gereğince sair temyiz itirazlarının reddine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı E.'ye geri verilmesine, 12.9.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy