(818 S. K. m. 106, 108, 355, 360, 367, 369)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı K... davacı koop. vekili tarafından istenmiş olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan imalatın ödenmeyen bedelinden ve sözleşmede kararlaştırılan dönme cezasının tahsili isteminden kaynaklanmakta olup, mahkemece her iki dava da kabul olunmuştur.
Dosyanın incelenmesinde; icra takibine konulan çekin zamanaşımına uğradığı ve bununla ilgili takibin iptal olunduğu, bu nedenle çek üzerinde yazılı miktarın alacağın belirlenmesinde bağlayıcı olamayacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı alacağının sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. dosyada mevcut ve sonradan alındığı anlaşılan tespit raporunda, inşaatın zemin kat balkonlarında çökmelerin meydana geldiği ve beton direklerde kılcal çatlamaların oluştuğu yazılıdır. Sözleşme ilişkisi akdin feshi suretiyle sona erdirildiğinden bu durumda mahallinde keşif yapılarak davacı alacağının işteki ayıplı imalatta dikkate alınıp belirlenmesi ve sonucuna göre davacının bir alacağı çıktığı takdirde (vekilinin açılan davayı alacak davasına hasrettiği dikkate alınarak) alacağın tahsili şeklinde sonuçlandırılması gerekirken eksik incelemeyle ve yetersiz tespit raporuna dayanılarak itirazın kaldırılması ve inkâr tazminatına hükmedilmesi şeklinde hüküm tesisi doğru bulunmaktadır.
Dönme cezasına ilişkin davaya gelince; bu konuyla ilgili olarak davalı kooperatifçe aynı mahkemenin 200/33 esasında dava açıldığı anlaşıldığı gibi davacı şirketin iki ortağından biri olan ve bir dönem davalı kooperatifin 2. başkanlığını yapan N.'nin anlaşmalı biçimde bu sözleşmeyi düzenlettirdiği iddiasıyla ilgili olarak Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan davada 1998/240 Esas - 1999/340 Karar sayılı ilamla mahkûm olduğu belirtilmektedir. Böyle bir münasebet içinde imzalanan sözleşmeden güvenin sarsılması nedeniyle dönmek zorunda kalan kooperatifin ceza ile hükümlü tutulup tutulmayacağı tüm bu dosyalar dikkate alınarak ve aynı mahkemede açılan 2000/33 esasında kayıtlı bulunan dava dosyası ile birleştirilerek değerlendirilmesi gerekirken kooperatifin ceza ile sorumlu tutulması ve fesihte haksız görülmesi doğru görülmemiş ve eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı kooperatif yararına (BOZULMASINA), 20 milyon lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı karşı davacı kooperatife geri verilmesine, 22.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy