(2004 S. K. m. 277)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Gaziantep İcra Tetkik Mercii Hakimliğinin 15.12.1999 gün ve 602-916 sayılı kararı ile, itiraz nedeniyle takibin durduğu tarihten itibaren, devamına ilişkin olarak yapılan işlemlerin iptaline karar verilmiş olup, bu karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2000/7350 7702 sayılı kararı ile onanmış ve bu suretle takibin kesinleşmediği ortaya çıkmıştır.
Tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için icra takibinin kesinleşmiş olması gerekir. Oysa dava konusu olayda borca yapılan itiraz üzerine iptal davası veya itirazın kaldırılması davası açılmamış borçlunun açtığı menfi tesbit davası sonucu verilen red kararı ise (Yüksek 12. Hukuk Dairesince) duran takibi devam ettirecek nitelikte görülmediğinden, ortada kesinleşmiş bir icra takibi bulunmamaktadır. Bu durumda şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmesi yerine kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlere geri verilmesine, 04.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy