(2004 S. K. m. 143, 238, 277)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili gelmedi. Davalılar avukatı H. G. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davası açılabilmesi için aynı yasanın 227/1. maddesi uyarınca alacaklının elinde aciz vesikasının bulunması gerekir. Bu husus, dava koşuludur. Dosyada, İİK.'nın 143. maddesinde düzenlenen kesin aciz belgesi bulunmadığı gibi, aciz haciz tutanakları da 105 maddede belirtilen aciz vesikası hükmünde değildirler. Bu durumda, davanın esasına girilmemesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş; davacıya İİK.'nın 143. maddesinde düzenlenmiş bulunan aciz belgesi alıp ibraz etmesi için mehil verilmesinden, dava şartının gerçekleşmesi halinde işin esası hakkında olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmasından, aksi takdirde dava koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinden ibarettir.
Kaldı ki, kabul şekli bakımından, alacak ve ferileri miktarını geçmemek üzere satışların iptali ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca taşınmazların eski hale getirilmesi şeklinde mülkiyeti ihlal edici nitelikte hüküm tesisi de İİK.'nın 283/I. maddesine aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, 20 milyon lira duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 31.1.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy