(2004 S. K. m. 105, 245, 255, 277)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılardan İ. A. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Av. S. K. geldi. Davalılar İ. ve M. vekili ve davalı N. gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İİK. 277. maddesi uyarınca tasarrufun iptali davasını elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan alacaklılar ile, iflas idaresi yahut 245. maddede ve 255. maddenin 3. fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileri açabilir. Dava konusu olayda tasarrufu yapan borçlu M. olup bu şahıs hakkında kati aciz belgesi alınmamış ve haciz işlemi de uygulanmamıştır.
Borçlu mal beyanında bir kısım mallarını ve şirket hisselerini göstermiş olup bu mallar ve hisselerin tamamı hakkında haciz işlemi uygulanmamış ve borcu karşılar derecede olup olmadığıda anlaşılamamıştır. Esasen Dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre borçlunun malının bulunmadığına dair beyan aciz belgesi olarak kabul edilmemektedir. Dosyada İİK. 105/2 maddesinde belirtilen geçici aciz belgesi olarak kabul edilebilecek bir belgede yoktur.
Bu nedenlerle mahkemece öncelikle davacıya aciz yönünden dava şartının yerine getirmesi için uygun bir mehil verilmesi ve aciz belgesi alındığı takdirde kabulü cihetine gidilmesi gerekirken, davanın eksik incelemeyle sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı İ. yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı İ.'e iadesine, 26.3.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy