(2004 S. K. m. 277, 280)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Aynı Yasanın 280/I. maddesine göre, tediye kabiliyetini kısmen veya tamamen kaybetmiş borçlunun, iyiniyetli bir şahıstan veya basiretli bir tacirden beklenilmeyecek tasarruflarla mevcudunu eksilttiği ve üçüncü şahsın bu durumu ve muamelenin mahiyetini bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde yapılmış olan tasarruflar batıldır. Maddenin üçüncü fıkrasına göre, üçüncü şahıs borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlan ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumu bildiği farz olunur.
Somut olayda, davalı borçlu G. Gıda A.Ş.'nin acz halinde olduğu hususu dosyada mevcut aciz belgesi ile sabittir. Bu şirketin büyük ortağı ve temsilcisi olan Abidin'in dava konusu tarlayı eşi Şerife, kayınpederi Talip ve kayınvalidesi Melek ile baldızlarının ortağı olduğu diğer davalı üçüncü şirket L. Gıda A.Ş.'ye sattığı hususu da, dosyadaki nüfus kaydı, belgeler ve ticaret sicili kaydı ile anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalılar tüzel kişi olup, tüzel kişiler arasında da akrabalık ilişkisi olmaz ise de, az yukarda anlatılan nedenlerle iki tüzel kişi arasında organik bağ bulunduğundan, davalı L. Gıda A.Ş.'nin iyiniyetli olmadığı ve borçlu şirketin durumunu bildiği, dolayısıyla bu tasarrufun İİK.'nın 280. maddesi uyarıca batıl olup, iptale tabi olduğu aşikardır.
Kaldı ki, bir an için az yukarda söylenenler bir tarafa bırakılacak olsa bile, dava konusu zeytin ağaçlı tarla, davacı şirketin ticari işletmesinin bir kısmını teşkil edip, bu taşınmazın devri aynı yasanın 280/IV maddesi uyarınca ticari işletmenin devri niteliğinde olduğundan, yine de iptale tabi bulunmaktadır.
Bu durumda, mevcut delillere göre dava konusu tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.1.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy