(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 314, 315, 363)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hüküm davacı-k. davalı vekili ile müdahil davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, davacı-k. davalı vekili duruşma istemiş olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Mahkemece, kooperatifin açtığı tapu iptal ve tescil davası, "sözleşmede, inşaatın iskan ruhsatı alınması aşamasında tapu devirinin yapılacağı ve henüz ruhsat alınmadığı görüşüyle" red edilmiştir.
Oysa dosyada mevcut 20.12.1988 tarihli (Kat Karşılığı Arsa Devrine Dair Sözleşmedir.) başlıklı belgenin sahte olduğu ileri sürülerek bununla ilgili olarak ceza davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece açılan ceza davasının sonucunun beklenmesi, sözleşmenin sahte olduğunun anlaşılması halinde, inşaatın getirildiği seviye, proje ve ruhsata uygunluk ve kabule icbar edilebilecek durumuna göre haklı görüldüğü oranda tapu iptaline karar verilmesi noksanlıklar için yeterli teminat bakımından bir kısım tapu hissesinin tutulması aksi takdirde yani sözleşmenin geçerli olduğunun anlaşılmasının halende 4. maddesi gereğince iskan rulsatı alınması aşamasına gelip gelmediği tek taraflı alınan tespit raporu bağlayıcı olmayıp tarafların huzuruyla yeniden yapılacak keşif sonucu alınarak bilirkişi raporuyla araştırılarak bu aşamaya göre davanın sonuçlandırılması icap ederken bu konuda eksik incelemeyle ve sözleşmenin sahteliği araştırılmadan davacı kooperatifin davasının reddi doğru görülmemiştir.
2- Müdahil davacıların temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu davacıların kooperatife üye oldukları, üyelikle ilgili sorunların öncelikle kooperatifin ilgili kurullarına götürülmesinin gerektiği ve dava şartının gerçekleşmediğinden bahisle davaları red edilmişse de bu kişilerin kooperatifçe inşaat yapılan arsaların malikleri oldukları ve arsa sahiplerine isabet edecek bağımsız bölümlerin tespitini istemelerindeki hukuki yarar da gözetilerek işin esasına girilmeli ve sözleşmeleri uyarınca hangi daire ve dükkanların arsa sahiplerinden kimlere isabet edeceği karara bağlanmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan kooperatif üyelerinin doğrudan dava açamıyacaklarından bahisle davanın reddi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle hükmün temyiz eden davacı kooperatif, 2. bend gereğince de müdahil davacı arsa sahipleri yararına (BOZULMASINA), 6 milyon TL. duruşma vekalet ücretinin davalı M. Ergin'den alınarak davacı kooperatife, yine aynı miktarın davalılar kooperatif ve M. Ergin'den alınarak müdahil davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harçlarının, istekleri halinde temyiz edenlere geri verilmesine, 22.5.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy