(1086 S. K. m. 370, 372, 364, 227, 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı k. Davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k. Davalı vekili avukat İbrahim Ersöz ile davalı-k. Davacı vekili avukat Gülen Tankut geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. HUMK'nun delillerin tespitini düzenleyen 8. kısmında yer alan 370. maddesi delil tespiti için selahiyetli mahkemenin dava açılmadan önce tespitin "en seri ve en az masrafla" yapılması mümkün yer mahkemesi olduğunu göstermektedir. 372. madde ise, zaruri ya da müstaceliyet var ise karşı tarafa tebligat yapılmadan tespitin yapılabileceğini, kural olarak diğer tarafa tebligat yapıldıktan sonra tespit yapılacağına dairdir. Aynı yasanın 364. maddesinde keşfin mahkeme veya tahkikat hakimi tarafından yapılacağı, 227. maddede ise nakli müşkül defter ve vesikaların istisnaen bulundukları mahalde tetkiki için bilirkişiye yetki verilebileceği hükmüne amirdir. Tüm bu kurallara uyulmadan Erzincan'daki iş için Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinden delil tespiti istenilmesi, bu mahkemece işin yapıldığı yer mahkemesine talimat yazılmaksızın sadece bilirkişilerin o yere gönderilmesi suretiyle keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu alınan tespit bilirkişi raporu dayanak yapılarak bu kez dosya üzerinden inceleme yapan bilirkişilerce tanzim edilen raporla yetinilip hüküm tesisi usule aykırı olduğundan, diğer bir anlatımla usul ve yasaya aykırı alınmış ( geçersiz ) tespit raporuna dayanılarak çekişmenin giderilmesi bozmayı gerektirir.
2. Birleştirilen davada kusurlar bir yana yapılan işe nazaran 61.000.000.000 TL. fazla ödemenin varlığı iddia edilmiş ve bunun istirdatı istenmiştir. İşin keşif bedeli 29, indirilme ihale bedeli sözleşme fiyatlarıyla 27 milyar lira ve fesih tarihine kadar ödenen 38 milyar iken, fazla ödemenin dava edildiği gibi 61 milyar olması matematiksel olarak olanaklı bulunamayacağından, davacı iş sahibi vekillerine dava konusu 61 milyarın hangi kalemlerden kaynaklandığı ve hesaplamanın ne şekilde yapıldığı açıklattırılarak dava konusu net biçimde belli ettirilmeli, uyuşmazlık hakkında böylece salim bir sonuca varılmalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; davalı ve birleşen davada davacı iş sahibine dava konusu açık-seçik biçimde açıklattırılmalı; yorumda yardımcı olmak üzere içlerinden biri hukukçu, ikisi inşaat konusunda uzman bilirkişilerden ( HUMK: 284 ) dosya ve ekleri ile gerekli görülürse ve geçen süre içerisinde fiili durum değişmemiş ay da değişse dahi fennen sonuç alınabilecek ise mahallinde istinabe suretiyle keşif de yaptırılarak davalardaki talepler incelettirilmeli, Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak cümle kanıtlar birlikte değerlendirilip özellikle fesihte kusur durumu üzerinde de durularak sonucuna uygun hüküm tesisinden ibarettir. Geçersiz rapor ve açık olmayan istem dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hükme varılması yerinde olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bendde yazılı nedenlerle temyiz edilen kararın davalı ve karşı davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre şair hususların incelenmesine yer olmadığına, 9.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k. Davacıya geri verilmesine, 19/6/2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy