(2709 S. K. m. 141) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekil tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
T.C. Anayasanın 141. maddesinde mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olacağı hükmüne yer verilmiştir. HUMK.nun değişik 388. maddesinde ise mahkemelerin nihai kararlarında nelere yer verileceği bendler halinde, sayılıp, gösterilmiştir. Hukukun üstün kılınması, yargıya güven duyulp bnun kuvvetlendirilmesi yanız ve aleni yargılama yanında, yoğun bir mesainin ürünü olan nihai kararların da yargılama safahatına uygun, doyurucu ve inandırıcı biçimde kaleme alınmasıyla olanaklıdır. Devletin temel esaslarını düzenleyen Anayasa'da konuya yer verilmiş olması da bundandır.
Açıklanan nedenlerle karar yazımında işin önemiyle mütenasip emeğin esirgenmemesi, beklenen özenin gösterilemsi gerekirken; temyiz edilen karar, yanlar arasında kesin hükme kavuşan 1994/491 esas sayılı davada verilen kararın ilk sayfası -dava tarihine değin- olduğu gibi aktarılarak kaleme alınmıştır. bu husu hatadan kaynaklanmamışsa, kararın ikinci sayfasında kanıt olarak değerlendirimesi dışında, bu aktarımın nedeni anlaşlamamıştır. Varlığından söz edilebilmesi için gerekçenin yargılkama safahatına uygun olması gerekir. Aksi halde karar "görünürde gerekçeli" olur ki, bu da gğerekçesiz karar sayılır, kararların gerekçeli olması kamu düzenine ilişkin olmakla aksi hal bozma nedenidir.
İlk davada istenilmiş olmadığıdan, bu daa konusu istem için o dava tarihinde temerrüt oluşmadığı halde, dava tarihi olan 23.10.1998 yerine -olası hata sonucu- karar başlığına aktarılan ilk dava tarihi olan 2.6.1994 ktarihinden itibaren geçmiş günler faizine hükmedilmesi de yasaya aykırı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın (BOZULMASINA), bozma şekline göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 8.3.2000 gününde oybirliğile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy