(3194 S. K. m. 32, 42)
Dava: Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukatı F. B. ile davalı vekili avukatı N. K. ve Av. B. K. geldiler. Temyiz dilekçesinin süre içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı zararın tazmini istemine ilişkindir.
3194 sayılı İmar Kanunu'na göre; her türlü inşaat, yerel idarelerden izin alınmasına bağlıdır. İzinsiz veya izne aykırı yapılar, aynı yasa uyarınca, suç teşkil etmesi nedeniyle yıktırılır. Kaçak yapılarla ilgili yaratılan ekonomik değerlerin hukuken korunmaları ve dolayısıyla bunlarla ilgili olarak herhangi bir zararın tazmini talep edilemez.
Somut olayda, İmar Kanununa aykırı olarak, yeşil alan üzerine inşaat yapımını öngören sözleşme, BK.'nun 20. maddesi uyarınca batıldır.
Bu durumda, hem noterde düzenleme şeklinde düzenlenmeyen ve hem de İmar Kanununa aykırı olarak yeşil alan üzerinde inşaat yapımını öngören sözleşme, geçersiz ve butlan ile batıl olduğundan, davacının yıkılan binalarla ilgili olarak meydana gelen zararının tazmini istemi ile açılan davaların tümden reddi gerekirken, kamu düzeni ile ilgili bu husus gözden kaçırılarak, yazılı gerekçe ile kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz isteminin incelenmesine yer olmadığına, 97.500.000 TL. vekillik ücretinin davacıdan alınarak kendisini Yargıtay duruşmasında vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 4.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy